Capture

İşletmelerde Elektrik Tasarrufu

Basınçlı Hava tüketiminin takibi ile enerji maliyetlerinin düşürülmesi

Birçok fabrika hali hazır durumda elektrik tüketiminde ‘’enerji tasarrufu’’ konusunda gerekli tedbirleri almışlardır. Yersiz aydınlatma yada ısıtma gibi kontrol edilebilir tüketim kalemlerinin çoğu işletmede insan davranışlarını takip eden otomasyon uygulamaları ile optimum seviyelere getirilmiş durumdadır. Artık, reaktif güç denetimi, motorların periyodik bakımı gibi standart uygulamalar var sayılan yöntemlerdir. Bina izolasyonundan tutun, aydınlatma armatürlerinin seçimine kadar o kadar çok konu üretimde ve yaşamda ele alınmış ve bu konuda ciddi yatırımlar yapılmıştır ki, bundan böyle tasarrufta bir adım ileriye gitmek artık çok daha zor olacaktır.

Biz bu yazımızda basınçlı hava kullanımının denetimi ile sağlanabilecek ek tasarrufu incelemeye çalışacağız. Varsayılan gerçek bir fabrikanın toplam elektrik harcamasında  hava kompresörlerinin ağırlığının %20-25 civarında olduğudur. Demek ki basınçlı hava sisteminin denetimi,  iyi yönetilebilir ise, toplam tasarrufa bir katkı sağlayabilir. Enerji tasarrufunda  duyarlılık yaratmada başlangıç noktası mevcut durumun tespitinden başlar. Her bir enerji türünün mevcut bilgiler toplanarak izlenmesi öncelikle çalışanların bilinçlenmesine ve dolayısı ile iyileştirilmesi konusunda duyarlılık göstermesine neden olacaktır.

Bu safhada basınçlı hava debisinin ölçümünde yeni bir teknolojinin sunumunu yapabiliriz. Japon Aichi firmasının basınçlı hava debisi ölçmek için geliştirdiği ultrasonik debimetreden söz edeceğiz. Ön argüman olarak bu tür debimetrelerde her hangi bir çıkıntı yada daralma olmadığından ‘’0’’ basınç kaybına neden olacağı ile başlayabiliriz. Çok daha önemli olan bir husus hava içindeki yağ ve su zerreciklerinden etkilenmemeleridir. Bir başka husus ta Aichi ultrasonik debimetrelerin tesisinde her hangi bir filtreye ihtiyaç duyulmaması ve dolayısı ile ek filtre veya da kartuş maliyeti yada  temizlik külfeti getirmeyeceğidir.

Aichi ultrasonik debimetrelerinin özellikleri şu şekilde sıralanabilir.

  • Basınç kaybı olmadığından enerji kaybı da olmaz.
  • Diğer ölçme prensipleri ile kıyaslandığında ultrasonik ölçüm toz ve rutubete karşı daha güçlüdür.
  • İçerisinde engel bir kitle olmadığından dayanıklılık yönünden daha iyidir.
  • Geniş aralıkta ölçüm sağlar. (1…400)

Bu güne kadar basınçlı hava debisi ölçümü için kullanılan ve bazı  sorunları olan orifis plakası (fark basınç), vorteksmetre ve termal kitle akış ölçerlerle kıyaslandığında Aichi ultrasonik hava debimetrelerinin bariz bir üstünlüğü olduğu ortaya çıkacaktır.

  • Filtre takılmasına ve filtre temizliğine gerek yok.
  • Toz, rutubet yada yağ kirlenmesinden etkilenmez. Yüksek kirlilikte ise dikey hatta montaj önerilir.

 

Ultrasonik ile Termal tip arasında kıyaslama

 

TRX ile termal kitle akış ölçerler arasındaki performans değerlendirmesi

  • TRX hatta hemen kompresörden sonra monte edildi sonrasında kitle akış ölçer takıldı.
  • % 100 nemli havada her iki debimetrenin performansını teyit etmek için 5 saat çalıştırıldı.
  • Deneye başladıktan 5 dakika sonra bir diyaframlı gaz sayacı ile diğer iki debimetrenin doğruluğu mukayese edildi.

TRX kompresöre daha yakın monte edilmiş olmasına rağmen deneye başladıktan 7 dakika sonra kitle akış ölçer ile ölçüm mümkün olamamıştır. Kıyaslamak için konulan diyaframlı gaz sayacından da TRX daha doğru ölçüm yaptığını göstermiştir.

1

 

 

9e337-enelsan

Otomasyon Dergisinde Çıkan Yazımız – Nisan 2017

ENELSAN’IN DEBİMETRE KALİBRASYON İSTASYONU KONUSUNDA BÜYÜK YATIRIMI

Herhangi bir debimetre üretiminin ön şartı olan kalibrasyon istasyonunu kurarak iki yıl süren Ar-Ge çalışmalarının sonucunda ilk üretim ile birlikte devreye aldı. TÜRKAK onaylı ilk kalibrasyon istasyonu 700 m3/saat maksimum debi değerlerini kapsıyordu. Geçen yıl içerisinde TÜBİTAK desteğinde tasarlayarak yatırımını tamamladığı yeni kalibrasyon istasyonu ile 10.000 m3/saat kapasitesine ulaşmış bulunuyor. Özellikle büyük çaplı debimetrelerin kalibrasyonunda dünyada genel olarak iki farklı yaklaşımdan birisi seçiliyor. Çözümün birisi kalibrasyonda kullanılacak sıvıyı (elektromanyetik debimetre için standart olarak su) bir kuleye doldurmak ve bu kuleden cazibe ile akar iken sabit aralıklarda konulan seviye şalterleri ile belirlenen ara hacimleri kalibre edilen aygıtın ölçtüğü hacim ile kıyaslamak yöntemine dayanıyor. 30-40 metre yükseklik ve 3-4 metre çaplarda imal edilen bu kuleler ile yapılan kalibrasyon işlemlerinde bir defada kalibre edilen debimetrenin nominal debisinin iki, nadiren üç noktasında ölçümün tamamlanmış olması bekleniyor. Uluslararası kurallar bir ölçüm süresinin minimum 60 saniye sürmesini öngörüyor. Yani 500 m3’lük bir hacim ile (yaklaşık 4 metre çapında 40 metre yüksekliğinde bir kule demek) kalkış duruş zaman kayıplarını da göz önüne alır isek ancak 8.000 m3/saat maksimum debiye ulaşmak mümkün oluyor. Bu tür kalibrasyon istasyonları kalibrasyon sürelerini daha düşük zaman aralıklarına optimize ederek ve deneme yanılma yöntemleri sonucunda elde ettikleri istatistiki verileri değerlendirerek tek boşaltmada tüm kalibrasyon rutinini tamamlayarak çıktıları almış oluyorlar.

Enelsan’ın TÜRKAK akreditasyonuna sahip ilk kalibrasyon istasyonu, TÜBİTAK bünyesindeki UME’nin (Ulusal Metroloji Enstitüsü) de kullandığı ve temeli ağırlık olan kurala dayanıyor. Bu sistemde önce bir referans debimetre ağırlığı izlenebilir bir tank ile kalibre edildikten sonra kalibre edilecek debimetrelerin söz konusu referans debimetre ile kıyaslanması sürecine evrilmiş oluyor. Böyle bir yöntemin bariz zorluklarından birisi su akışının tanka yönlendirildiği başlama ve bitiş anlarının çok hassas olarak belirlenmesi oluyor. Bir ikinci gereksinimin değişik debiler için farklı çaplarda birden fazla referans debimetrenin sürekli olarak tank ağırlığı ile izlenmesi olarak tanımlanabilir. Bu yöntemi kullanan akredite kalibrasyon istasyonları genel olarak suyun sıcaklık/yoğunluk tablosunu girmek suretiyle kitle-hacim düzeltmesini yapıyorlar. Enelsan kalibrasyon istasyonunda hattan geçen suyun gerçek yoğunluğu ölçülmek sureti ile hesap programlarına aktarılması sonucunda ölçüm ve dolayısı ile kalibrasyon güvenilirliği artırılmış oluyor.

Kule ve referans debimetre yöntemleri arasında, referans debimetre ile kalibre etmek lehine en geçerli argüman, kalibrasyonun istenilen birçok debi değerinde ayrı ayrı ve defalarca yapılabilmek olanağıdır. Bir kulede ancak iki seviye arasındaki geçen süreden debi değerinin hesaplanması mümkün iken (ki bu süre başlangıç ile bitiş arasındaki su sütununun değişeceğinden ötürü hiçbir zaman sabit bir değerinin ifadesi olamaz) referans debimetre yönteminde istenilen debi değerlerinin sürekli olarak ayarlanması ve debide kararlılığa eriştikten sonra kalibrasyonun başlatılması ile bir üst seviye uygulaması olarak önem kazanıyor.

Çok önemli bir başka avantaj da kalibrasyonun büyük hacimlere erişilecek şekilde çok uzun sürelerde yapılarak çözünürlüğün artırılmasıdır.

Örneğin, 1 puls/litre olarak çıkışları programlanmış debimetrelerle 2000 litre toplamda çözünürlük 1/2000, 20.000 litre toplamda ise 1/20.000 gibi 10 katı daha yüksek bir çözünürlük elde edilmiş olacaktır. Referans debimetreler ile kalibrasyon suyun sürekli devri ile yapıldığından bir kalibrasyon işlevine başlamak için kulenin su ile doldurulması gibi bir ön hazırlık gerekliliğinin olmaması da önemli bir avantaj sağlamaktadır. Özellikle tekrarlanması istenilen işlemlerde zaman kayıpları olmayacaktır.

Enelsan’ın 10.000 m3/saat kapasitesine kadar kalibrasyon yeteneği olan yeni kalibrasyon istasyonu akredite kalibrasyon istasyonunda referans debimetre olarak kalibre edilen en büyük çap birden çok debimetrenin paralel olarak kullanılması ve bunların toplam debisi ile kalibre edilmek istenilen daha büyük çaplı bir debimetrenin karşılaştırılması prensibine dayanıyor. Sistemin tarifi 400 m3 hacminde bir havuz, bu havuzun bir tarafına tabandan su çekecek şekilde monte edilmiş 10 adet DN 400 referans debimetre, bunların beslediği DN 2000 bir kollektör ve kollektörden sonra redüksiyon ve düz boru hatları ile istenilen çapta (DN 600-DN 2000) debimetrenin bağlanabildiği en sonunda bir deve boynu olan havuza dönüş sağlayan bir düzenek olarak özetlenebilir. Pompaların her bir 36 kW gücünde olup her biri ayrı envertör ile beslenen motor sürücüler ile donatılmıştır. Gerek devirleri ve gerekse yük dağılımlarını dengeleyen güçlü bir PLC ile denetlenmekte olup aynı PLC ve uygun yazılım ile referans debimetrelerin puls çıkışlarının toplamı ile deney altındaki debimetrenin puls çıkışı karşılaştırılmak suretiyle kalibrasyon işlemi tamamlanmış oluyor. Referans debimetreler nominal debilerinde +/- %0.1 doğrulukta kalibre edilmiş olup periyodik denetimleri yapılmaktadır. 10 adet pompanın birlikte ve hepsinin + hata ile çalıştığı en kötü hal durumunda dahi toplamlarındaki hata gene +%0.1ile sınırlı kalacağı basit bir denklemde görülecektir.

Olasılık kimisinin + kimisinin – hata ile çalışarak toplam hatanın % 0.1’in altında olacağını işaret ediyor.

Kalibrasyon istasyonu yüksek frekans giriş modülleri ve güçlü bir yazılım ile operatöre fazla bir yük bırakmadan karşılaştırma ve raporlama işlemlerini kolaylıkla yapabilecek kabiliyettedir. Yaklaşık 2 Milyon Türk Lirası tutarında bir yatırım ile gerçekleştirilen söz konusu kalibrasyon istasyonu Enelsan Endüstriyel Elektronik Sanayii A.Ş.’nin debimetre imalat yeteneğini DN 2000 (80’’) ebada kadar artırdığı gibi Türkiye ve yakın bölgede bu kapasitede kalibrasyon gereksinimi de karşılayamayı hedefliyor.

Enelsan - Doğan

Kalibrasyon Aralığını Genişletecek – Röportajlar

Kalibrasyon Aralığını Genişletecek

 

Enelsan`ın TÜRKAK onaylı ve %100 yerli üretim kalibrasyon standının farklı çapları da ölçebilmesi için kollar sıvandı. Gerçekleşecek Ar-Ge çalışması tamamlandığında kalibrasyon standında daha büyük ve küçük çaplardaki ekipmanlar da kalibre edilebilecek. Markanın hedefi bu sayede ölçülebilen çapların skalasını genişletilerek standın ülke endüstrisine daha faydalı hale getirilmesi.

 

Markanın enerji sektörü uygulamaları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdiğimiz Enelsan Satış Mühendisi Doğan Ceylan konuyla ilgili şunları ekledi; “Çapları biraz daha büyütüp ve küçültüp kalibrasyon standımızı Türkiye Endüstrisi için daha faydalı hale getirmeye çalışıyoruz.

 

Buna ek olarak farklı bir prensiple ölçüm yapan Türkiye`de üretilmeyen bir debimetre üzerine daha çalışıyoruz. Dolayısı ile söz ettiğim yeni debimetre, kalibrasyon standının kalibrasyon yapabileceği debimetre ölçülerinin aralığını daha da artırabilmek ve sızdırmazlık test cihazı şu an aktif olduğumuz Ar-Ge çalışmalarımız. “

 

Sektördeki ilkleriniz nelerdir?

 

Enelsan Türkiye’de ilk elektromanyetik debimetreyi üreten firma. Tamamen Türkiye`de üretiyoruz yapıyoruz ve yerli malı belgesine sahibiz. Bu ürünün tamamı üretim tesisimizde ve kendi bünyemizde yapılıyor. Elektromanyetik debimetre, iletkenliği olan bir cihazın ölçümünü gerçekleştiren bir akış ölçer. Analog ve dijital çıkışları bulunan bu ekipmanımız her türlü kontrol ve izleme sistemine rahatlıkla adapte edilebiliyor. 1976 yılında Ertan Söylemez, kurmuş firmayı ve uzun yıllar farklı bir Alman firması ile ortaklık yapılmış. 2012 yılına kadar bu şekilde çözüm ortaklığı yürütülüyor. Buradan alınan tecrübe ve bilgi birikimi ile kendi ürünümüzü çıkarmaya başladık. Ayrıca basınç transmitterlerimiz de kendi üretimimiz. Sıcaklık transmitterlerimiz yine bize ait ürünler arasında. Buna ek olarak hareket sensörü ve açık kanal – savak ölçümü yapan cihazların üretimini de yapabiliyoruz.

 

Açık kanal ölçümünü nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

 

Açık kanalda; bir savak ile kanalı daraltıyorsunuz ve kanalın ortasında toplanan suyun üstünde ses yardımı ile çalışan ultrasonik bir seviye ölçüm cihazı ile OFC 2000 dediğimiz, elektronik panoya bilgileri aktarıp akış bilgisini rahatlıkla görebiliyorsunuz. 70 inçten büyük genişliğe sahip bir açık kanal için savak projemiz de bulunmaktadır.

 

Bu şekilde bir ölçümde ne kadarlık bir hassasiyetten söz edebiliriz?

 

Bir elektromanyetik debimetre kadar olmasa da savak hesaplaması doğru bir şekilde yapıldıysa belki yüzde 2 seviyesinde hassasiyet elde edebiliyoruz.

 

Lokalde üretici olmanızın sizin için ve hizmet verdiğiniz markalar için avantajları nelerdir?

 

Türk markası olmanın avantajı kadar dezavantajı da var. Türkiye’de belirli bir görüş var, bu yadsınamaz. Türkiye’deki üreticilere çok fazla güven yok açıkçası. Sektörde daha çok Alman menşeili markalar bulunuyor. Eğer bir tesis ölçümü çok fazla önemsiyorsa, genelde Alman menşeili ürünleri tercih ediyorlar. Bu ürünleri daha güvenilir buluyorlar. Fiyat olarak bizden üstünler ama güvenilirlik konusunda Türkiye’deki ürünleri denemeyi dahi göze alamayan çok sayıda tesis var ülkemizde. Bunun dışında yerli malı olmamız bize gurur veriyor.

 

Aslında ürününüzün kaliteli olup olmadığının anlaşılması için referanslara ve ürününüzün belki ücretsiz olarak kullanılmasına gerek olabilir?

 

Bu tip satış örneklerimiz var tabi ki. Örneğin bir tesis daha önce kullandığı Avrupa menşeili bir markanın ürünlerini, çok sık hata vermesi sonrası bizimle iletişime geçip çözüm talebinde bulundu. Biz bir süre ücretsiz olarak ürünlerimizi verdik ve ürünlerimizi denemelerini sağladık. Sonrasında bir sorun yaşamayan tesis bizim ürünlerimizden tedarik etmeye karar verdi. Hatta bu firma ismini çok sıkça duyduğunuz büyük bir jeneratör firmasıydı.

 

Tedarik süreleriniz ve ürün geliştirme çalışmaları yapabilen bir marka olmanız da sizin avantajlarınızdan aslında.

 

Tabi ki ve buna ek olarak bir kalibrasyon istasyonuna da sahibiz. Bu istasyonumuz aynı zamanda TÜRKAK akrediteli. Bu istasyona özel sektörde yalnızca biz sahibiz. Devlet iştiraki olarak da yalnızca TÜBİTAK’ta bu sistem bulunuyor. Orada kullanılan bu sistemin kurulumunu da zaten biz gerçekleştirdik.

 

Ar-Ge çalışmalarımız da devam ediyor. Şu an orta çaplara kadar akredite belgesi verebiliyoruz. Çok büyük çaplar için kendi firma raporumuzu verebiliyoruz. Bu çap aralıklarını genişletmek için çalışmalar yapıyoruz şu anda. TÜBİTAK ile ortaklaşa bir çalışma içindeyiz bu konuda da. Bu yıl bu aralıkların biraz daha geliştirilebilmesini amaçlıyoruz. Çünkü bizim en büyük avantajlarımızdan bir tanesi yerli üretime sahip olmamız. Zonguldak Ereğli tarafında büyük bir firmaya bu sayede özel üretim gerçekleştirdik. Pazardaki bazı markaların ürünleri standart oluyor ve bu ürünlerde herhangi bir değişiklik yapabiliyorsunuz. Fakat debimetrenin gövdesine göre flanş takılacak alan uyumsuz ise hatta göre gövdeyi daha uzun tutup flanş takılacak alanı daha da uzatabiliyorsunuz. Yani üretimi değiştirebiliyorsunuz kolaylıkla.

 

Teknik servis bölümünde çalışan arkadaşlarımız da şu ana kadar sektörde en az 10 yıllık tecrübeye sahip olmuş arkadaşlar. Sadece Enelsan cihazları değil birçok markanın ürünlerini devreye alıp, tamir edip programlamışlar. Servis konusunda ciddi bir bilgi birikimine sahibiz. Bugüne kadar hiçbir çalışmanın içinden çıkamadıklarını ya da tereddüte kapıldıklarını görmedim. Cihazımız üretimden her şeyi tamamlanmış olarak çıkıyor. Sıfır bir üretim yapılacağı zaman da kalibrasyon istasyonumuzun bize çok büyük avantaj sağladığını söyleyebilirim.  Çünkü Türkiye’de genelde debimetrelerin akredite kalibrasyon belgesi olmasını isteyen firmalar oluyor. Biz bunu direkt olarak belgelendirip sunabiliyoruz. Aynı zamanda farklı cihazları da akredite edip belgelerini sunabiliyoruz.

 

Yedek parça ihtiyacı veya mevcut ürünün modernizasyonu konusunda destek veriyor musunuz?

 

Portföyümüzde yer almayan cihazlar içinde hizmet veriyoruz. Buna ek olarak Enelsan Bopp & Reuther Messtechnik GmbH’nin Türkiye’deki resmi distribütörü. Bopp & Reuther pozitif deplansmanlı sayaçlar konusunda dünyada hem bir numara hem de oval çarklı sayaçların mucidi. Enelsan olarak bu markanın Türkiye’deki ürünlerini yalnızca biz alıp satabiliyoruz. Bundan farklı bir marka istendiği zaman bizim dışımızdaki ölçüm grupları için de hizmet veriyoruz. İstenirse fiyat bilgilendirmesi ve ölçüm konusundaki birçok konuda benzer yönlendirme çalışmaları yapabiliyoruz. Yakınlarda IMES’teki sektöründe lider bir firma arayıp Enelsan marka olmayan mevcut debimetrelerinin yanlış ölçüm sorununu gidermesi için bizden yardım istedi. Biz de bu müşterimize bir iki saatlik uğraş ve çalışmamız ile çözüm sağlamış olduk.

 

Ar-Ge çalışmalarınız nasıl oluşturuluyor? Bu konuda hedef belirlerken nelerden feyz alınıyor?

 

Şu an sızdırmazlık test cihazımızla, genelde sızdırmanın istenmediği fırın ve ocak gibi gaz akışı olan noktalarda kontroller yapabiliyoruz. Bu cihaz muadillerine göre müşterimize maliyeti olarak oldukça hesaplı. Bu cihaz analog bir cihaz fakat fiyat – performans dengesi son derece başarılı. Sızdırmazlık test cihazını daha da teknolojik ve ergonomik kılabilmek için Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz.

Şu an önceliğimiz %100 yerli üretim ve kalibrasyon standının kalibrasyon aralığını genişletebilmek. Kalibrasyon her cihaz için son derece önemli bir konu. Çapları biraz daha büyütüp ve küçültüp kalibrasyon standımızı Türkiye Endüstrisi için daha faydalı hale getirmeye çalışıyoruz. Buna ek olarak farklı bir prensiple ölçüm yapan Türkiye`de üretilmeyen bir debimetre üzerine daha çalışıyoruz. Dolayısı ile söz ettiğim yeni debimetre, kalibrasyon standının kalibrasyon yapabileceği debimetre ölçülerinin aralığını daha da artırabilmek ve sızdırmazlık test cihazı şu an aktif olduğumuz Ar-Ge çalışmalarımız.

 

Doğan Bey, 2015 yılını marka olarak nasıl tamamladınız? 

 

Satış rakamları ile departmanda bire bir ben ilgilendiğim için şöyle özetleyebilirim ki; 2015 yılında diğer yıllara oranla bir büyüme söz konusu. Bizim işlerimiz katıldığımız devlet ihaleleri yanında sıcak satışla da gidiyor. İster istemez fiyatları düşük tutabildiğimiz için bu projeleri alma şansımız son derece yüksek oluyor. 2015 yılında devlet ile çok iyi işler yaptık. Bunların bize getirisi de oldukça iyi oldu.

 

Şirketin elde ettiği gelirin önemli kısmı, skid sistemi dediğimiz sistemler için ayrıldı. Skid sistemi limana gelen petrokimya türevi ürünlerin firmaya depolamak için çekerken, üzerindeki borulama ve sayaçlama sistemi sayesinde ölçümünü yapabilmenize imkan tanıyor. Skid üretimine geçen yıl başladık. Şu ana kadar ise 4 firma için bu çalışmayı gerçekleştirmiş durumdayız. Bu firmalardan bazıları Kuzey Doğu Karadeniz’de, birkaç tanesi burada limanlarda. Bütün bunların yanında komple sistem satışları da yapıyoruz. Birkaç firma ile birlikte kontrolünü, otomasyonunu, scada, seviye izleme ve ürün tedarikini sağladığımız projeler de gerçekleştiriyoruz.

 

tdr

Enelsan yeni bir TDR teknolojisini kullanıcıya sunmakta

Enelsan refleks radar prensibi ile çalışan seviye ölçerlerin sorunlarını ortadan kaldıran yeni bir TDR teknolojisini kullanıcıya sunmaktadır.
Bu güne kadar iki telli olarak piyasaya sürülen TDR (Time Domain Reflectometry : Zaman Alan Yansıması) prensipli seviye ölçerler özellikle düşük seviyelerde yetersiz güç sorunuyaşamakta ve yankı kaybına neden olmaktaydılar. Yeni aygıt 4 telli bir sistem olup sürekli 24 Volt besleme sağladığı için bu sorunu kesinlikle ortadan kaldırmaktadır. Aygıtta ayrıca programlanabilir alarm kontağı da bulunmaktadır. Enelsan seviye transmiteri çubuk , koaksiyel yada halat anten çeşitleri ile 20 metreye kadar her türlü proses yada stok tankında ve silolarda kullanmaya uygun olduğu kadar yağlar ve petrol türevleri gibi düşük dielektrik katsayılı sıvılarda da üstün bir performans sergiler.
tunc-vidinli

Kontrol Dünyası, Röportajlar

ENELSAN GENEL MÜDÜRÜ TUNÇ VİDİNLİ İLE RÖPOTAJIMIZ

1976 yılından bu yana hizmet veren Enelsan Türk endüstrisine yerli imalatlarla katkıda bulunmaya devam ediyor.

Enelsan Genel Müdürü Tunç Vidinli sorularımızı yanıtladı. Vidinli “ülkenin inovasyon ve yüksek teknoloji konusundaki ihtiyacının sıkça dile getirildiği şu günlerde kendi sektörümüz için önemli bir misyonu yüklendiğimizi düşünüyoruz.” ifadelerini kullanıyor.

Öncelikle firmanızı tanıyabilir miyiz?

Enelsan, 1976 yılından itibaren endüstriyel ölçümün önemini Ertan Söylemez önderliğinde, Türkiye’ye getirmiş ve öğretmiş bir kuruluştur. Uzun süreler yabancı ortaklıklarla edinilen ve kazandırılan bilgi ve birikimin ardından yakın zamanda alınan kararla, Enelsan tek başına Türkiye’nin ilk ve tek yerli Elektromanyetik Debimetresini üretmeye karar vermiştir. Bunun yanında Türkiye’de hala tek olarak yerli basınç transmitteri üretimi de devam etmektedir.

“DOĞRU İNSANLARIN ELİNE DOĞRU İŞLER VERMENİZ GEREKİR”

Enelsan’ın Türkiye’nin tek basınç transmitteri imalatçısı… Neler söyleyeceksiniz?

Göstergesiz bir basınç transmitteri, elinize alıp baktığınızda çok kolay ve basit bir cihaz olarak görünüyor. Aslında yaptığı iş basit. Sensör kısmındaki basınç ile algılayıcıların oluşturduğu küçük gerilimleri yükselterek oluşan gerilimleri analog bilgiye çevirerek oluşan basınca göre kalibre ediyorsunuz. Ama bu cihazı doğru şekilde üretip uzun yıllar problemsiz bir şekilde çalışmasını sağlamak için doğru insanların eline doğru işleri vermeniz gerekir.İşte Enelsanda tam böyle bir yer. Örneğin basınç transmitteri üretimi ve teknik servis işi doğru insanlara veriliyor. Böylelikle ortaya yerli ve uzun ömürlü, firmalarca talep edilen bir ürün çıkıyor. Böyle söyleyebilmek gerçekten gurur verici. Şunu da ekleyemek isterim ki yerli basınç transmitterinin geliştirilmesinde Tübitak’tan aldığımız Ar-Ge desteği de bu yolda önemli bir adımdır.

Kutu: Kalibre edilmemiş bir basınç transmitteri ayarlanmamış bir saate benzer. Bir saat gösterir ama doğru olduğunu bilemezsiniz.

ÇALIŞABİLİRLİK VE KALİBRASYON

Basınç transmitteri imalatında hangi hususlara dikkat etmektesiniz?

Çalışabilirlik ve kalibrasyon, basınç transmitteri üretimindeki en önemli iki husustur diyebiliriz. Cihazın çalışma ortamı ve çalışma gerilimi titizlikle incelenir, herhangi bir şekilde problem olduğunda giderilir yada değiştirilir. Kalibrasyon ise işin belki de en önemli kısmı. Kalibre edilmemiş bir basınç transmitteri ayarlanmamış bir saate benzer. Bir saat gösterir ama doğru olduğunu bilemezsiniz.

“ANA AMAÇ BASINCIN OLDUĞU HER NOKTADA ÖLÇÜM YAPMAK”

Mühendislik uygulamalarınızdan bahseder misiniz?

Basınç transmitterinin ana amacı basıncın olduğu her noktada ölçüm yapmaktır. Genel olarak enerji sektöründe, demir çelik endüstrisinde, kağıt sektöründe, kompresör imalatında, kimya ve petrokimya endüstrisinde, ilaç, gıda sektörü gibi pek çok farklı sektörde kontrol ve güvenlik amaçlı olarak basınç transmitterleri bulunmaktadır.

Bunun dışında sistemi korumak gereken yerlerde, örneğin bir pompa çalıştırıyorsanız, pompayı korumak adına bir basınç transmitteri ile ölçüm yapmanız gerekir. Ayrıca tank, kuyu seviye ölçümlerinde hidrostatik seviye transmitteri uygulaması ile kullanılmaktadır. Bunlar dışında sızdırmazlık test cihazı olarak adlandırdığımız bir cihazda da basınç transmitteri kullanmaktayız.

Kutu: Türkiye’nin hemen her yerinde her türlü uygulamada bulunmuş bir ekipten bahsediyoruz. Ekibimizin belki de uzun soluklu, Türkiye’de alanının en iyi teknik servis ekibi olacak kadar tecrübesi mevcut

“ÖLÇÜMÜN DOĞRULUĞUNU TEST EDİYORUZ”

Bu enstrüman için ne gibi testler yapmaktasınız?

Uygun gerilimlerde çalışma durumunu gözlemliyoruz, bunun için gerilim testlerimiz mevcut. Çalışma ortamı ile ilgili problem olmaması adına, uzun süre enerji verilip bekleterek zaman içinde herhangi bir bozulma ya da salınım olup olmadığına bakıyoruz. Tabi ki de bunların yanında kalibrasyon testlerimiz de var, ölçümün doğruluğunu test ediyoruz.

Sahip olduğunuz belgeler nelerdir?

Basınç transmitteri için CE beyanımız mevcuttur, ayrıca yerli malı belgesini edinme adına çalışmalarımız da sürmektedir. Diğer enstrümanlarımız için yerli malı, WRAS gibi belgelerimiz mevcuttur.

Laboratuvarınızdan bahseder misiniz?

Laboratuvarımızda sadece basınç olarak değil, her tür elektronik kart ve komponent imalat, bakım ve tamirini yapabildiğimiz gereçler ve düzenekler bulunmaktadır. Ayrıca laboratuvarımızdaki tecrübeli arkadaşlar sayesinde herhangi bir arıza ya da problemin üstesinden gelmek zor olmuyor.

“HER TÜRLÜ UYGULAMADA BULUNMUŞ BİR EKİP”

Kalibrasyon yöntemlerinizden bahseder misiniz?

Kalibrasyon yöntemimizin piyasadakilerden çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Yaptığınız ölçümün doğruluğunu görebilmek adına referans alabileceğiniz bir cihaz ile basınç transmitterinin kalibrasyonunu gerçekleştiriyoruz. Elektromanyetik debimetre kalibrasyonunda referans olarak başka bir debimetre kullanırken basınç transmitteri için referans olarak basınç algılayıcı bir kalibratör kullanmaktayız.

Teknik servis hizmetinizden bahseder misiniz?

Türkiye’nin hemen her yerinde her türlü uygulamada bulunmuş bir ekipten bahsediyoruz. Ekibimizin belki de uzun soluklu, Türkiye’de alanının en iyi teknik servis ekibi olacak kadar tecrübesi mevcut. Teknik servis ekibimiz, çoğu zaman telefonla sorunları giderebilmektedir. Gerektiğinde yerinde ya da laboratuvarımızda da hizmet verebilmektedir.

“ÖNCELİK OLARAK İNSAN”

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bizim Enelsan olarak en önem verdiğimiz hususlardan birisi de insan. Biz çok büyük bir firma değiliz fakat rakiplerimiz dünyanın büyük firmaları. Ülkenin inovasyon ve yüksek teknoloji konusundaki ihtiyacının sıkça dile getirildiği şu günlerde kendi sektörümüz için önemli bir misyonu yüklendiğimizi düşünüyoruz. Bizleri, dolayısı ile ülkemizi başarıya götürebilecek unsurun insana, insanımıza yatırım yapmaktan geçtiğini düşünüyoruz. Bu sebepten biz birinci öncelik olarak insana, daha sonra makina, yazılım ve/veya ekipmana yatırım yapmaya gayret ediyoruz.

enelsan devir bekçisi

Enelsan Devir Bekçisi

Enelsan firması olarak, Elektromanyetik Debimetre ‘nin yanı sıra, Seviye Ölçerler ve Swithcler, Basınç Transmitterlari, Sıcaklık Transmitterları ve Devir Bekçisi gibi ürünleride yerli olarak üretebilmektedir. Enelsan Devir Bekçisi; algılayıcı, ön yükseltici ve elektronik üniteden oluşan endüstriyel bir koruma sistemidir. İlerleyen veya dönen makinelerde hareket kaybını güvenilir bir doğrulukla kullanıcıya bildirir. Alarm konumu belirlenen bir hızın altında yada üzerinde olarak seçilir.

Enelsan’ın tasarlayıp ürettiği temassız hareket algılama sistemi uzak mesafeden sağlıklı algılama yaparak en zor çevre ve çalışma şartlarında bile düşük maliyetle maksimum koruma sağlar.

Enelsan devir bekçisi uzun ömürlüdür ve dayanıklı algılayıcısı toz, kir ve nemden etkilenmediği gibi, temassız çalışma tasarımı yağlama, temizleme ve aşınma sonucu parça değişimi ihtiyacını ortadan kaldırır. Ön yükseltici ayrı bir alüminyum döküm kutu içerisinde bulunduğu için algılayıcı çok yüksek sıcaklıklarda çalışabilir.

Enelsan devir bekçilerinin montaj ve kablajı çok basittir. Algılanacak metal malzeme ile arasında 10 cm mesafe olacak şekilde yerleştirilebilir.

Bu sistem hareketli ekipmanlardaki arızalar sebebi ile meydana gelen durma zamanları ve temizlik masraflarını büyük ölçüde azaltır. Kullanımı büyük maddi zararları, hatta sıkışmadan doğabilecek yangın tehlikelerini önler. İşletmede çok etkili olan bu koruma sistemleri belki de daha ilk uyarısında kendini amorti eder.

TEKNİK ÖZELLİKLER

Avantajları : – 2~3000 d/dk arası ayarlanabilir set değeri.

– Yol vermede 0~60 saniye arası ayarlanabilir gecikme süresi.

– Algılayıcının çalışması ve röle konumunu görsel olarak izleme.

– Set değerinin üstünde yada altında alarm olanağı.

Besleme : 220 V AC, 50Hz, 5VA, ± 10V

Çıkışlar : 2 adet C tipi role (DPDT) 220 V AC’de 5A.

Hassasiyet : Tekrarlama: ±%1, Ölü bant:± % 0,25.

Koruma sınıfı : IP65,NEMA 4 eşdeğeri.

Algılayıcı : – 0~10 cm arası ayarlanabilir algılama mesafesi.

– 260 ˚C’ye kadar dayanabilen özel algılayıcı tasarımı.

– Alüminyum döküm kılıf

– Montaj flanşı ve kontra somunu üzerinde.

– Yüksek sıcaklığa dayanıklı 30m’ye kadar uzatılabilir özel silikon kablo.

Ön yükseltici : -Alüminyum döküm gövde, alüminyum döküm kapak ve kauçuk conta.

-Ana üniteden standart iki izli kablo ile izlenir.

Koruma sınıfı : IP65,NEMA 4 eşdeğeri.

Tunç Vidinli Enelsan

En büyük yatırımımız Eğitim – Röportaj

Enelsan Genel Müdürü Tunç Vidinli: Elinizdeki cihazlar ne kadar kompleks, ne kadar gelişmiş cihazlar olursa olsun onu kullanan ve hassas ayarlar noktasında son kontrolü yapan faktör insan olduğu için servis ekibinizin kalifiye olması büyük önem arz ediyor. Teknik donanımı mümkün olduğunca güçlü hâle getirmeye çalışırken servis ekibimizin eğitimini de en üst seviyeye taşımak için çabalıyoruz.

Ölçüm enstrümanları alanında geniş bir ürün ve hizmet yelpazesine sahip olan Enelsan; bant kantarlarından devir bekçilerine, kütle akış ölçerlerden sıcaklık-basınç transmitterlerine kadar birçok ölçüm enstrümanının üretimini yaptığı gibi bakım ve onarımını da yapıyor. Bu çok yönlü şirketin Genel Müdürü Tunç Vidinli ile bakım servis hizmetleri konusunda ayrıntılı bir röportaj gerçekleştirdik.

Bize Endüstri Servis bölümünüzü tanıtarak bölümün görevlerini paylaşır mısınız?

Servis bölümümüz teknik bölümlerden yetişmiş ve sektörde uzun yıllar hizmet vererek gerekli tecrübeyi kazanmış elemanlarımızdan oluşuyor. Aralarında imalat proseslerinden gelenler olduğu kadar sadece bakım-onarımda uzmanlaşmış olanları da var. Genel olarak bu dengeyi korumaya çalışıyoruz. Servis personelimiz bir taraftan asli görevleri olan bakım-onarım faaliyetlerini yürütürken diğer taraftan hem ürünlerimizi temin etmiş müşterilerimize kullanım eğitimi hem de yeni başlayan personelimize oryantasyon eğitimi vermekle görevli.

Servis bölümümüz temel olarak iki kola ayrılıyor. Bir kol genel bakım-onarım işleriyle ilgilenirken diğer kol satış öncesi son kontrollerin sağlanması ve satış sonrası gelen kalibrasyon taleplerinin karşılanması işlemlerini yürütüyor. Kalibrasyon konusu son derece hassas bir konu olduğu için bu işleme özel olarak yetiştirilmiş bir kalibrasyon ekibimiz mevcut. Onarım ve kalibrasyon hizmetlerinin yanısıra marka bağımsız yürüttüğümüz mekanik-elektronik temizlik hizmetimiz de bulunmakta. Teknik servis konusunda web  adresimizi ziyaret ederek ek bilgi edinebilirsiniz.

Servis bölümü bünyesinde son dönemde ne tür yatırımlar yapıldı?

Tabii ki periyodik hedef planlamalarımız ve uygulamalarımız var ama servis bölümümüzdeki yatırımları dönemsel bazda kategorize etmek güç, çünkü bu departmanda sürekli bir AR-GE faaliyeti içindeyiz. Bunun iki sebebi var. Birinci sebep faaliyet gösterdiğimiz sektörün dinamik bir sektör olması ve sürekli yeniliklere ve optimizasyona ihtiyaç duyulması. İkinci sebep ise Enelsan’ın faaliyet ağını ve ürün çeşitliliğini her geçen gün artırması. Bir taraftan büyük firmaların mümessilliğini yapıp diğer taraftan da alanında tek yerli üretici olma vasfını sürdüren firmamız hâliyle yoğun bir araştırma-geliştirme etkinliğinin içinde olmak zorunda.

Yine de bu bağlamda spesifik örnekler vermemiz gerekirse öncelikle kalibrasyon laboratuvarımızdaki yatırımlardan bahsedebiliriz. Laboratuvarımızda şu anda çok küçük çaptaki debimetrelerden tutun büyük çaplı debimetrelere kadar geniş bir skaladaki ürün grubu için hassas kalibrasyon ayarı yapabiliyoruz. Orta vadede söz konusu çap aralığını daha da genişletmek ve DN2000 çapına kadar çıkabilen ölçülere sahip cihazların kalibrasyonunu da yapabilecek teknik seviyeye ulaşmak gibi bir planımız var. Bu doğrultudaki yatırımlarımız sürüyor. Yine yakın zamanda sayaçlar için de servis belgesi aldık. Bu da bizi tecrübe sahibi olduğumuz alanın biraz daha dışındaki alanlarda da uzmanlık sağlama faaliyetine yönlendirdi.

Bütün bu teknik detayların yanında şunu da belirtmem gerek; elinizdeki cihazlar ne kadar kompleks, ne kadar gelişmiş cihazlar olursa olsun onu kullanan ve hassas ayarlar noktasında son kontrolü yapan faktör insan olduğu için servis ekibinizin kalifiye olması büyük önem arz ediyor. Bu sebepten teknik donanımı mümkün olduğunca güçlü hâle getirmeye çalışırken servis ekibimizin eğitimini de en üst seviyeye taşımak için çabalıyoruz. Dolayısıyla Enelsan’daki en büyük yatırımın eğitim olduğunu söyleyebilirim.

Müşterilerinize bakım faaliyetleri kapsamında ne tür hizmetler veriyorsunuz, hizmetlerin içeriklerini detaylandırır mısınız?

Bilindiği üzere Enelsan olarak ölçüm enstrümanları alanında geniş bir ürün ve hizmet yelpazesine sahibiz. Bant kantarlarından devir bekçilerine, kütle akış ölçerlerden sıcaklık-basınç transmitterlerine kadar birçok ölçüm enstrümanının üretimini yaptığımız gibi bakım ve onarımını da yapıyoruz. Bu hizmeti çok hassas teknik şartlarda titizlikle yürütüyoruz. Çünkü beraber iş yaptığımız firmalar sektörlerinde mihenk taşı olmuş hatırı sayılır firmalar olmalarından ötürü hem pazar payları hem de çalışan sayıları yüksek olan firmalar. Dolayısıyla hem finansal anlamda mümkün olduğunca verimli hizmet görmek istiyorlar hem marka güvenilirliği konusunda tavizsiz yaklaşıyorlar.

Sözgelimi üretimini ve pazarlamasını yaptığımız sızdırmazlık test cihazımızı ele alalım. Evsel ve fabrika tipi bilimum ocak, fırın vb. ürün üreten fabrikalar için geliştirdiğimiz bu cihaz bir nevi gaz kaçağı ölçüm elemanı olarak çalışıyor, üretilen ürünlerin sızdırmazlık testinde kullanılıyor. Bu cihazın arızalı ya da verimsiz olması durumunda karşılaşılabilecek sıkıntıları tahmin edersiniz, ki sızdırmazlık test cihazı bakım ve onarımını yaptığımız onlarca ürün çeşidinden sadece biri.

İşin prosedür kısmına gelecek olursak… Öncelikle satışını yaptığımız ürünlerin sürekli takibatını yapan ve ürünlerle ilgili bir sorun olup olmadığını denetlemek için müşterilerimizle sürekli irtibat halinde olan bir birimimiz var. Bu birimden gelen veriler ışığında bakım-onarım ihtiyacı duyan müşterilerimize ulaşıyor ve taleplerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Bunun dışında daha önce bizimle herhangi bir ticari teması olmamış, bizi kendisi arayıp bulan müşterilerimiz de var. Onlara da talepleri doğrultusunda gerekli hizmeti vermeye çalışıyoruz. Marka bağımsız hizmet verdiğimiz için ürün ve müşteri çeşitliliği bizim için bir handikap teşkil etmiyor.

Bakım ve servis hizmetleri kapsamında ne tür otomasyon ürünlerinden faydalanıyorsunuz?

Enelsan olarak şöyle bir prensibimiz var; bakımını yaptığımız ürünlerin kalibrasyonunu da yapabilecek düzeydeyiz. Tabii bu bütünleşik hizmetin şart koştuğu birtakım fiziksel ve teknik gereklilikler söz konusu. Halihazırda kalibrasyon hizmetini yürüttüğümüz laboratuvarımız tüm bu gereklilikleri karşılayabilecek durumda. Zira şu an Türkiye’nin TÜRKAK akreditasyon belgeli ilk ve tek debimetre kalibrasyon laboratuvarı firmamız bünyesinde hizmet veriyor.

Laboratuvar hizmeti dahilinde kullandığımız 50 ton su kapasiteli bir havuzumuz var. Bunun yanında çeşitli debi ve basınçtaki frekans kontrollü pompa ve en az üç adet değişik çap referans debimetre kullanıyoruz. Referans debimetre yöntemiyle beraber tartım yönteminden de faydalanıyoruz. Ayrıca yine kalibratörler de sistemin olmazsa olmazları arasında.

Bunların dışında onarım bölümümüzde kullanılan sıcaklık-basınç ve performans test cihazlarımız var. Güvenlik üniteleri, ölçümleme ekipmanları ve endüstriyel temizlik gereçleri de faydalandığımız diğer unsurlar.

Yıllık bakım faaliyetleri kapsamında bir fabrikada gerçekleştirdiğiniz çözüm ve hizmetleri örneklendirerek anlatır mısınız? Müşteri ismi verilmese de sektör ismi verilerek, süreçleri aktarır mısınız?

Son dönemde jeoloji ve maden alanında hizmet veren bir firmaya ciddi bir çözüm hizmetimiz oldu. Yine su ve atıksu arıtma işi yapan birkaç tanınmış kurumla uzun vadeli ürün ve hizmet anlaşmalarımız var. Bu kurumlardan kimi ihale yoluyla hizmet talep ederken kimine ise doğrudan teklif yoluyla biz ulaşıyoruz. Firmamızın daha önce yüklenmiş olduğu işlerden yola çıkarak bize ulaşan, referanslarımızın güvenilirliği vasıtasıyla bizi arayan işletmeler de mevcut.

Yakın dönemde üstlenmiş olduğumuz işleri kurum boyutunda inceleyecek olursak büyük ölçekli şirketlerle debimetre ve seviye ölçüm radarları üzerinden çalışırken nispeten küçük ve orta ölçekli şirketlerle daha çok sıcaklık-basınç transmitterleri ve hidrostatik seviye sensörleri üzerinden çalışıyoruz.  Tabii kurumun ölçeği ya da statüsü ne olursa olsun bakım-onarım ve kalibrasyon hizmetlerimizin süreklilik arz ettiğini de belirteyim.

Yeni ürünlerinizi pazarda öne çıkaran ne tür özellikleri var?

Ülkemiz sadece tüketime dayanan endüstriyel faaliyetlerini son dönemde yapılan sanayi atılımlarıyla beraber üretim yönüne de kaydırmaya başladı. Hal böyle olunca babadan kalma yöntemler yavaş yavaş terk edilip işin otomasyon tarafına ağırlık verilmeye başlandı. En basitinden, eskiden sıvı debi ölçümü alanında sayaçlardan başka çözüm bilmeyen üretici sınıfımız artık orifis plakalarıyla, kütle akış ölçerlerle, elektromanyetik debimetre alternatifleriyle karşılaşır oldu.

Aynı şeyi yoğunluk ölçümü için de söyleyebiliriz. Gıda sektöründe dünya standartlarını yakalamış pek çok üreticimiz var. Özellikle içme suyu ve diğer içecekler alanlarında faaliyet gösteren devasa yatırımlarla karşılaşıyoruz. O sektörde de kaliteyle alakalı olan faktörlerden biri akışkanın yoğunluğu. Örneğin meyve suyunun ya da sütün yoğunluğu hakkında bilgi sahibi olmadan üretim yapmanız neredeyse imkansız. Bu noktada da yine yoğunluk ve briks ölçer dediğimiz diğer ölçüm enstrümanlarının rolü ortaya çıkıyor ki Enelsan olarak bu tür ihtiyaçlara da cevap verebiliyoruz.

Elbette sektörel bazdaki bu ihtiyacı gören ölçüm enstrümanı üretici firmalar da boş durmadılar ve her biri kendi ürünlerini öne çıkaracak girişimlerde bulunmaya başladılar. Ölçüm cihazlarının mekaniğinde, elektroniğinde ve hatta çalışma prensiplerinde bile büyük yenilikler yapılıyor olsa da bu alandaki temel belirleyici ölçüm hassasiyeti. Sonrasında da bakım-onarım imkanı diyebiliriz. Enelsan olarak bu iki belirleyici hakkında da söz sahibiyiz. Zira mevzu bahis ölçüm enstrümanı üreticilerinden biri olarak biz de rekabet ortamında iddiamızı muhafaza etmemizi sağlayan derin bir araştırma-geliştirme faaliyetini sürdürüyoruz.

Bölüm olarak müşteri kanadında daha çok ne tür sorunlarla karşılaşıyorsunuz, nasıl çözüm üretiyorsunuz?

Her ne kadar Enelsan olarak yaklaşık 40 yıldır hizmet veren bir firma olsak da üretici vasfımız henüz yeni diyebiliriz. İşin üretim tarafında yeni olmanın getirdiği birtakım dezavantajları yaşıyoruz. Mesela diğer sektörlerde nam yapmış firmaların ölçüm enstrümanı sektöründe de çok kaliteli işler çıkaracağına dair yanlış bir ön kabul var. Bu sebepten, pek çok küresel rakibimize oranla daha kaliteli ürün ve hizmet imkanı sunmamıza rağmen rakiplerimizden bazılarının sırf sektör dışı şöhretinden ötürü tercih sebebi olduğunu görüyoruz. Ancak son dönemdeki yoğun çalışmalarımız ve hizmet kalitemizle bu dezavantajı da aşıyor olduğumuzu söylemeliyim.

Bunun dışında bir de kalibrasyonda akredite olma niteliğimizle ilgili konular var. Ölçüm cihazlarının kalibrasyonunu yapan türlü kurumlar var ancak hepsi güvenilirliklerini belgelendirmiş değil. Müşterilerimiz bu konuda bilgi eksikliğinin getirdiği sıkıntılardan dolayı yetkin olmayan kurumlardan kalibrasyon hizmeti talep edip mağdur olabiliyorlar. Sonrasında bizi bulduklarında, tabiri caizse sütten ağızları yanıp da yoğurdu üfleyerek yemeye başladıklarında, ürünlerinde yanlış kalibrasyon tekniği kullanımından doğan hasarlar oluşmuş olabiliyor. Ancak biz Enelsan olarak, Türkiye’nin tek TÜRKAK kalibrasyon belgeli debimetre kalibrasyon laboratuvarında bu tarz sorunların da üstesinden gelebiliyoruz.

Son olarak sektörel bazdaki yatırım ve ödenek sıkıntılarından bahsedebiliriz. Bu sıkıntının da mümkün olduğunca verimli projeler ürettiğimiz ve kendimizi yetkili makamlara mümkün olduğunca iyi ifade edebildiğimiz ölçüde aşılacağına inanıyoruz.

2015`te servis hizmetleri noktasında daha fazla hangi sektörler ön planda?

Özellikle su-atıksu arıtma tesisleri ve üretim yapan neredeyse tüm endüstriyel tesisler öteden beri yoğun talep içinde. Şirket geçmişimiz boyunca bu nitelikte firmalarla yoğun ilişkilerimiz oldu. Son dönemdeyse (Enelsan’ın skid sistem imalatına başlamasıyla beraber) petrokimya, plastik ve gıda sektörlerinin teknik servis hizmetlerimiz açısından ön plana çıktığı söylenebilir. Ancak biz 2015 yılının daha ziyade Organize Sanayi Bölgeleri, Devlet Su İşleri ve Kanalizasyon İdareleri yılı olacağını tahmin ediyoruz. Yönetmeliklerde yapılan son değişikliklerle beraber bu kurumlarda ciddi bir potansiyel doğdu ki bunun işaretlerini şimdiden görmekteyiz.

Enenlsan Etrans-P Basınç transmitteri

ETRANS-P Dijital göstergeli basınç transmiteri

ENELSAN A.Ş. Dilovası’nda bulunan 4500 m2 kapalı alana sahip fabrikasında ETRANS-P adını verdiği basınç transmiterlerinin testlerini tamamlayarak üretime başlamıştır. ETRANS-P , kimya, ilaç, gıda endüstrileri ve su dağıtım şebekeleri gibi bir çok endüstri dalında sıvıların, gazların ve buharın göreceli ve mutlak basıncını ölçen bir aygıttır.

Ertan Söylemez Enelsan

Türkiye`de inovasyon ve Hi-tech üretimi Röportaj

Türkiye`de inovasyon ve Hi-tech üretimi

Türkiye`nin 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefi olduğunu hatırlatan Ertan Söylemez, bu hedefe ulaşabilmek için daha fazla inovasyon çalışması ve yüksek teknolojili üretim yapılmasının gerekliliğine vurgu yapıyor.
Türkak Akreditasyon belgesine sahip elektromanyetik debimetre imalatı yapan Enelsan, şu an ağırlıklı olarak su ve atıksu proseslerine hizmet veriyor. Markayı Türkiye’nin ilk ve tek yerli debimetre üreticisi olarak niteleyen Enelsan Yönetim Kurulu Ertan Söylemez ile firmanın ürün özellikleri ve Türkiye’de yerli üretici olmanın zorlukları üzerine konuştuk.

“TÜRKİYE’DE HI-TECH ÜRETİM YAPILMALI”

Türkiye 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefleniyor. Bunun için katma değerli ürünler üretebilmemiz lazım. Türkiye 2013 yılında, 250 milyar dolarlık ithalat yapıyor bunun karşılığında 140 milyar dolar ihracat yapıyor. 100 milyon dolarlık açık var ve yapılan ithalatta sadece montajla gerçekleşen imalat ürünlerinden. Türkiye’de daha çok inovasyon ve Hi-tech üretim lazım. Yerli imalat hedefiyle yola çıkanlar dahi yerli imalatı bir kenara bırakıp ithalata yöneliyor. Keşke daha genç yaşlarda şu an sahip olduğum ekonomik gücüm ve bilgi birikimim olsaydı da daha ilk başladığım zamanlarda daha büyük yatırımlar yapabilseydim geleceğe. Fakat şu an hala hem bilgi birikimimi hem de ekonomik kaynaklarımızı geleceğe yatırım kaynağı olarak kullanıyorum.

Enelsan Türkiye’de ilk ve tek manyetik debimetre imalatçısı. Bu yıl 1 milyar dolar kadar su ve atıksu projesi yatırımı yapılacak. Bunun içerisinde % 5 oranında ölçüm yatırımı bile olsa, 50 milyon liralık debimetre ihtiyacı var diyebiliriz. Bugün bu ihtiyacının neredeyse tamamı dışarıdan getirtiliyor. Geçen yıl sudan daha zor bir endüstri olan Eti Maden’in Kırka tesisi için 40 debimetre siparişi aldık. Bu yıl ise 80 sipariş daha aldık. Şu anda bu debimetrelerin imalatını yapıyoruz. Manyetik debimetrelerin kalibrasyon ihtiyacı var. Biz yıllar içerisinde kalibrasyon konusunda değişik yöntemlerle epey bilgi sahibi olduk. 2 yıl önce de Türkak’tan Akreditasyon belgesi aldık. Akreditasyon ve kalibrasyon olmadan bir debimetre imalatı da mümkün değil. Biz önce alt yapımızı kurduk. En ağırlıklı konu olarak elektromanyetik debimetre üretimine yöneldik fakat bunun yanında basınç transmitteri de imal ediyoruz. Sektörde bu teknolojiler konusundaki açığı fark ettiğimiz için bu açıkları değerlendiriyoruz. Bu konuda birçok kuruluştan destek de görüyoruz.

Ertan Bey, Türkiye endüstrisinde çalışmanın zorlukları nelerdir?

Değişik nedenlerle aldığınız iş iptal oluyor ya da bir başka nedenden ihale dışı bırakılabiliyorsunuz. Bu tür iptalleri de yurtdışı markalarının Türkiye projelerinde değil daha çok kendi belediyelerimizin ihalelerinde görüyoruz.

Sektördeki çalışmalarınıza başladığınız dönemde yerli imalata ihtiyaç duyuldu mu?

1980 öncesinde Süleyman Demirel’in; ‘70 sente muhtacız’ dediği dönemi yaşadık. Eğer o zaman zor durumdaki bir bisküvi fabrikasına gidip müdahalede bulunmasaydım, o tesiste bisküvi üretilemeyecekti. Bu dönemde hep yerli çözümlerle sorunların üstesinden geldik. Sermayemiz olmadığı için kim ne yap dediyse yapmaya çalıştığımız dönemleri yaşadık. 200 fırın yaptığımız da oldu sektörde. Bir tesis daha önce imal ettirdiği fırınları otomasyon ile yönetmek istedi. Bir fırında eğer homojen bir ısı dağılımı yoksa bu fırına otomasyon sistemi kurmanız neredeyse imkansız. Bunun için homojen ısı dağılımı olan fırınlar imal etmeye başladık otomasyonun kullanılabileceği. Konsept ve yaklaşım hep aynıdır. Sorunlara daha rasyonel çözümlerle yaklaştık. Sorunlara geçici çözümler bulup sadece üretimin devam etmesi için hizmet verirken günümüzde iyileştirme çalışmaları yapıyoruz.

Üretimi kendi bünyeniz de mi yapıyorsunuz?

Ürünlerimizi şu an paslanmaz çelik döküm yaptırıyoruz. Bu ürünleri kumlarken çelik bilyeyle kumluyor ve üzerinde paslanan bir yüzey oluyor. Onun için bir elektro polisaj tesisi kurmak zorunda kaldık. Bilgi birikimi olduktan sonra bu ekipmanlar için büyük bir tezgah yatırımına da ihtiyaç yok. Şu an bir defada 5 bin elektrot sipariş verebiliyoruz. CNC tezgahında elektrotlar bizden çok daha ucuza ve çok daha hızlı bir şekilde üretim yapılabiliyor. Mile bir diş çekmek yerine cıvatacıya bunun için sipariş veriyoruz. Birçok parçaları bu şekilde imal ettikten sonra burada montajı yapabiliyoruz. Bizim için önemli olan bu cihazda yer alan bilgi birikimi ve kalibrasyon özelliği. Ürünlerimiz kalibrasyon sertifikalarıyla birlikte müşteriye ulaşıyor.

Türkiye’de gelecek dönemde en çok hangi sektörlerden talep gelmesini bekliyorsunuz?

Önümüzdeki dönemde daha yüksek miktarlarda ihracat amaçlıyoruz. Su endüstrisinde özellikle ciddi bir talep oluşacağını tahmin ediyorum. Türkiye’nin alt yapısını Avrupa standartlarına getirebilmesi için 60 milyar dolarlık bir yatırım yapması lazım. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğim bir Güneydoğu ziyaretimde gördüm ki henüz birçok köyde çeşmelerden su akmıyor. Birçok şehirde atıksu tesisi anlayışı dahi yok. Eğer bu yatırımlar yapılmazsa Avrupa Birliğine girme şansımız yok. Giresun Bulancak’da bulunan bir içme suyu arıtma tesisinin ölçümünü gerçekleştirdik yine yakın zamanda. Proje kısmına Avrupa’dan destek alınıyor fakat iş yatırıma gelince kredi veriliyor ve malzeme de Avrupa’dan alınıyor. Prosedür böyle işliyor. Şu anda Türkiye’deki bütün büyük markalar bu yüzden telaşa girdi. Yabancı markalar Türkiye’de maliyetlerinin altına teklifler sunuyorlar ki işi alabilsinler. Burada yerli bir imalatçının rekabet şansı yok. Şu anda birçok ihalede bizden daha ucuza fiyat vermeye çalışıyor yurtdışı markaları. Bizden fiyat alan bir başka işletme sahibi ürün için Çin’e sipariş verdiğini ve buradan ürün getirteceğini söyledi. Bahsettiğimiz ürün 250 kilogram ağırlığındaki bir debimetre. Bunu gemi ile getirirseniz 6 ayda Türkiye’ye getiremezsiniz. Çin’de belki bizden daha ucuz bir imalat var ama 7 bin kilometreden bahsediyoruz. Buraya uçakla geliyor sipariş ettiğiniz ürün. Çin’den aldığı ürün ile bizim aramızdaki fark 500 dolar civarında zaten. Türkiye’den aldığınız ürün için anında muhatap ve daha kısa sürede servis imkanı bulacaksınız.

Peki, kalibrasyon konusunda ne tür avantajlar sağlıyorsunuz?

Burada kalibrasyon yapıyoruz. Bazı büyük markaların kalibrasyon sertifikalarında binde 2 hassasiyet belirttikleri debimetrelerin kalibrasyonunu yaptığımızda yüzde 3 veya yüzde 5 oranında hata tespit ediyoruz. Bu kolay tespit edilebilir bir hata değil. Özellikle debiden bahsediyorsak elinizde gerçek bir referansınızın olması lazım. Birkaç yıl önce Ankara ASKİ’ye böyle bir debimetre verdik. Onlar debimetrenin doğruluğunu büyük bir havuzun dolması ile ölçmeye çalıştı. Buradaki havuz ölçümünü kaç milimetre doğrulukla ölçtüklerini sorduğumda 2 milimetre cevabını verdi. Havuz 30 metreye 20 metre ebatlarındaydı. Buradaki 1 milimetrelik fark 6 metreküpe karşılık geliyor. Ölçülen cihaz ise saatte 6 metreküp geçen bir cihazdan bahsediyoruz. Seviye ile debi okuması yapılamaz. Çok büyük hacimlerde belki yapılabilir ama bahsettiğimiz kapasite için bu ölçümün bir anlamı yok. Türkak’ın akredite ettiği ağırlık bazında izlenebilir kalibrasyon istasyonuna sahibiz. Bu işlemden sonra da Türkak’ın mührünü basıyoruz. Önümüzde kurak geçecek bir yaz var. Su dağıtımlarını en verimli şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu dağıtımı doğru yapıp yapamadığımızı ancak ölçüm ile bilebiliriz. İzmit Belediyesi için kurduğumuz bir sistemde hem debi ölçümü yapan hem de debiyi dengeleyen bir çözüm sunduk. Burada hangi vananın ne kadar açacağını nereye ne kadar su gönderildiğini bilmek için akışı ölçebilmeniz gerekiyor.

Enelsan ağırlıklı olarak hangi sektörlerde faaliyet gösteriyor?

Manyetik debimetrelerimizle daha çok su endüstrisi için hizmet veriyoruz. Dilovası organize sanayi bölgesinde 195 fabrika var. Bu 195 fabrikanın hepsinin çıkışında bir manyetik debimetre var ve burada merkezi arıtma sistemi kullanılıyor. Merkezi arıtma sistemi yap-işlet-devret modeliyle yapılmış. Organize sanayi bölgesi bu tesisin işletmecisine her ay deşarjı kadar para ödüyor. Bu bedeli en adil şekilde tahsil edebilmek için yine ölçüm yapmanız gerekiyor. Biz buradaki her firmaya bir debimetre verdik. Ay başında bu debimetreler okunarak, burada okunan deşarj miktarına göre atık işletmeye fatura ediliyor. Bir arıtma tesisi için açık savakta ölçüm istediler. Biz bunu da gerçekleştirebiliyoruz. Savak ölçümü; açık bir alanda belirli bir kesitte suyu akıtırken, bu suyun yüksekliği debinin bir ifadesidir. Burada seviye ile debinin ilintisi lineer bir ilinti değil. Biz bunu daha da ötesine götürüyoruz. Bu savakları sağlıklı bir manyetik debimetre ile kalibre ediyoruz. Kalibre ederken de her bir milimetrenin hangi debiye tekabül ettiğini bizim ölçüm cihazımın hafızasına yazıyoruz. O zaman birebir doğru okutan bir cihaz elde etmiş oluyoruz. Açık savak ölçümünde yüzde 3 hassasiyet kabul edilir. Bizde yüzde birin altında hassasiyete sahip doğru okuyan açık savak çözümleri imal ediyoruz.

Kimya endüstrisi Türkiye’de henüz çok gelişmedi. Eğer burada bir büyüme söz konusu olsa o zaman kimya endüstrisinde de çözüm sunma potansiyeline sahibiz ama burada da eksiklerimiz var. Büyük kimya firmaları yurtdışında imalatını yapıp buraya konsantre yapıp sulandırarak bu ürünlerini planlıyorlar. O yüzden burada küçük bir pazardan bahsediyoruz. Bu konuda yeni yatırımlar olursa o zaman kimya sektöründe de olacağız. Dolum makinası imalatçılarına da hijyenik debimetre sunabiliyoruz. Bağlantıları ve gövdesi ile tamamen paslanmaz çelik ürünler sunuyoruz. Bir ürünün tanınması için minimum iki yıllık bir süreye ihtiyaç var. Çok büyük bir pazarlama faaliyetimiz olmasına rağmen gelen talepleri karşılamakta bile zorlanmaya başladık.

Proses otomasyon sektöründe gelecek dönem için planlarınız nelerdir? Geçtiğimiz yıl i ve 2014 yılı için bir sektör değerlendirmesi alalım sizden.

Sektörde yatırım çok az. Proses otomasyon sektörü için günümüzde de çok fazla yatırım yapılmıyor. Çok basit proseslerde bile verileri bir PLC’ye toplayıp bir otomasyon sistemi ile üretimi merkezden denetleme şansınız var. Verileri aldıktan sonra karar verip uygulama veya üretimi yönlendirme şansınız var. Burada önemli olan saha aygıtlarının doğru okuması. Seviyeyi, sıcaklığı doğru okuyor musunuz ve bu prosese uygun ürün kullandınız mı? Bu soruların yanıtları önemli. Önceden bir reaktörün üzerinde yalnız bir manometre olurdu ve prosesi bu enstrümanla yönetirdik. Şimdi otomasyon sistemleri arttıkça, PLC ve yazılım daha da karmaşık bir hale geldikçe bu bilgilerin bir merkeze gelme ihtiyacı yani transmitterlere ihtiyaç var. Enelsan’ın ürettiği sıcaklık transmitteri de bulunuyor. Şimdi CE belgesi için başvuruda bulunduk. Basınç transmitterlerimiz de yine Türkiye’de tek manyetik debimetrelerimiz gibi. Proses değişkenleri basınç, seviye, sıcaklık ve debidir. Biz hemen hemen bütün saha aygıtlarını imal edebiliyoruz. Bugün kütle akış ölçer kullanıyor olsa kütle akış ölçeri üretecek bilgi birikimine de sahibiz. Coriolis prensibi belki bundan 30-40 yıl önce sadece belirli firmalar tarafından kullanılıyordu. Günümüzde ise hemen hemen bütün üreticiler bu teknolojiyi üretebiliyor. Kendi bünyemizde alanında uzman kişilerden oluşan tasarım ofisimiz var. CADCAM yazılımı ve plotter sistemleri kullanıyoruz bu ofisimizde. Şu an henüz manyetik debimetredeki potansiyeli görmediğimiz için diğer enstrümanların imalatına başlamadık. En çok ihtiyaç duyulan ürünlerin üretimini Türkiye’deki firmaların üstlenmesi lazım. Türkiye’de temsilcisi olmayan bir firmanın temsilcisi olarak bu ürünlerin talebine yanıt verme mantığı ile bir yerlere gelmemiz mümkün değil. Bir devlet politikası olarak bu kadar inovatif imalat destekleniyor fakat hala birçok firma temsilcilikten ötesine gidemiyor. Türkiye’de Makina İmalatçıları birliği var. Makina imalatçısı Türkiye’de lazer kesim yapıyor. Lazer kesim cihazını ve koordinat okuyucuyu yurtdışından getiriyor. Burada bir kızak yapılıyor bir de makinanın üzerine saç büküp koyuyor ve makina imal ettim diyor.