İşletmelerde Elektrik Tasarrufu

Basınçlı Hava tüketiminin takibi ile enerji maliyetlerinin düşürülmesi

Birçok fabrika hali hazır durumda elektrik tüketiminde ‘’enerji tasarrufu’’ konusunda gerekli tedbirleri almışlardır. Yersiz aydınlatma yada ısıtma gibi kontrol edilebilir tüketim kalemlerinin çoğu işletmede insan davranışlarını takip eden otomasyon uygulamaları ile optimum seviyelere getirilmiş durumdadır. Artık, reaktif güç denetimi, motorların periyodik bakımı gibi standart uygulamalar var sayılan yöntemlerdir. Bina izolasyonundan tutun, aydınlatma armatürlerinin seçimine kadar o kadar çok konu üretimde ve yaşamda ele alınmış ve bu konuda ciddi yatırımlar yapılmıştır ki, bundan böyle tasarrufta bir adım ileriye gitmek artık çok daha zor olacaktır.

Biz bu yazımızda basınçlı hava kullanımının denetimi ile sağlanabilecek ek tasarrufu incelemeye çalışacağız. Varsayılan gerçek bir fabrikanın toplam elektrik harcamasında  hava kompresörlerinin ağırlığının %20-25 civarında olduğudur. Demek ki basınçlı hava sisteminin denetimi,  iyi yönetilebilir ise, toplam tasarrufa bir katkı sağlayabilir. Enerji tasarrufunda  duyarlılık yaratmada başlangıç noktası mevcut durumun tespitinden başlar. Her bir enerji türünün mevcut bilgiler toplanarak izlenmesi öncelikle çalışanların bilinçlenmesine ve dolayısı ile iyileştirilmesi konusunda duyarlılık göstermesine neden olacaktır.

Bu safhada basınçlı hava debisinin ölçümünde yeni bir teknolojinin sunumunu yapabiliriz. Japon Aichi firmasının basınçlı hava debisi ölçmek için geliştirdiği ultrasonik debimetreden söz edeceğiz. Ön argüman olarak bu tür debimetrelerde her hangi bir çıkıntı yada daralma olmadığından ‘’0’’ basınç kaybına neden olacağı ile başlayabiliriz. Çok daha önemli olan bir husus hava içindeki yağ ve su zerreciklerinden etkilenmemeleridir. Bir başka husus ta Aichi ultrasonik debimetrelerin tesisinde her hangi bir filtreye ihtiyaç duyulmaması ve dolayısı ile ek filtre veya da kartuş maliyeti yada  temizlik külfeti getirmeyeceğidir.

Aichi ultrasonik debimetrelerinin özellikleri şu şekilde sıralanabilir.

  • Basınç kaybı olmadığından enerji kaybı da olmaz.
  • Diğer ölçme prensipleri ile kıyaslandığında ultrasonik ölçüm toz ve rutubete karşı daha güçlüdür.
  • İçerisinde engel bir kitle olmadığından dayanıklılık yönünden daha iyidir.
  • Geniş aralıkta ölçüm sağlar. (1…400)

Bu güne kadar basınçlı hava debisi ölçümü için kullanılan ve bazı  sorunları olan orifis plakası (fark basınç), vorteksmetre ve termal kitle akış ölçerlerle kıyaslandığında Aichi ultrasonik hava debimetrelerinin bariz bir üstünlüğü olduğu ortaya çıkacaktır.

  • Filtre takılmasına ve filtre temizliğine gerek yok.
  • Toz, rutubet yada yağ kirlenmesinden etkilenmez. Yüksek kirlilikte ise dikey hatta montaj önerilir.

 

Ultrasonik ile Termal tip arasında kıyaslama

 

TRX ile termal kitle akış ölçerler arasındaki performans değerlendirmesi

  • TRX hatta hemen kompresörden sonra monte edildi sonrasında kitle akış ölçer takıldı.
  • % 100 nemli havada her iki debimetrenin performansını teyit etmek için 5 saat çalıştırıldı.
  • Deneye başladıktan 5 dakika sonra bir diyaframlı gaz sayacı ile diğer iki debimetrenin doğruluğu mukayese edildi.

TRX kompresöre daha yakın monte edilmiş olmasına rağmen deneye başladıktan 7 dakika sonra kitle akış ölçer ile ölçüm mümkün olamamıştır. Kıyaslamak için konulan diyaframlı gaz sayacından da TRX daha doğru ölçüm yaptığını göstermiştir.

1

 

 

Otomasyon Dergisinde Çıkan Yazımız – Nisan 2017

ENELSAN’IN DEBİMETRE KALİBRASYON İSTASYONU KONUSUNDA BÜYÜK YATIRIMI

Herhangi bir debimetre üretiminin ön şartı olan kalibrasyon istasyonunu kurarak iki yıl süren Ar-Ge çalışmalarının sonucunda ilk üretim ile birlikte devreye aldı. TÜRKAK onaylı ilk kalibrasyon istasyonu 700 m3/saat maksimum debi değerlerini kapsıyordu. Geçen yıl içerisinde TÜBİTAK desteğinde tasarlayarak yatırımını tamamladığı yeni kalibrasyon istasyonu ile 10.000 m3/saat kapasitesine ulaşmış bulunuyor. Özellikle büyük çaplı debimetrelerin kalibrasyonunda dünyada genel olarak iki farklı yaklaşımdan birisi seçiliyor. Çözümün birisi kalibrasyonda kullanılacak sıvıyı (elektromanyetik debimetre için standart olarak su) bir kuleye doldurmak ve bu kuleden cazibe ile akar iken sabit aralıklarda konulan seviye şalterleri ile belirlenen ara hacimleri kalibre edilen aygıtın ölçtüğü hacim ile kıyaslamak yöntemine dayanıyor. 30-40 metre yükseklik ve 3-4 metre çaplarda imal edilen bu kuleler ile yapılan kalibrasyon işlemlerinde bir defada kalibre edilen debimetrenin nominal debisinin iki, nadiren üç noktasında ölçümün tamamlanmış olması bekleniyor. Uluslararası kurallar bir ölçüm süresinin minimum 60 saniye sürmesini öngörüyor. Yani 500 m3’lük bir hacim ile (yaklaşık 4 metre çapında 40 metre yüksekliğinde bir kule demek) kalkış duruş zaman kayıplarını da göz önüne alır isek ancak 8.000 m3/saat maksimum debiye ulaşmak mümkün oluyor. Bu tür kalibrasyon istasyonları kalibrasyon sürelerini daha düşük zaman aralıklarına optimize ederek ve deneme yanılma yöntemleri sonucunda elde ettikleri istatistiki verileri değerlendirerek tek boşaltmada tüm kalibrasyon rutinini tamamlayarak çıktıları almış oluyorlar.

Enelsan’ın TÜRKAK akreditasyonuna sahip ilk kalibrasyon istasyonu, TÜBİTAK bünyesindeki UME’nin (Ulusal Metroloji Enstitüsü) de kullandığı ve temeli ağırlık olan kurala dayanıyor. Bu sistemde önce bir referans debimetre ağırlığı izlenebilir bir tank ile kalibre edildikten sonra kalibre edilecek debimetrelerin söz konusu referans debimetre ile kıyaslanması sürecine evrilmiş oluyor. Böyle bir yöntemin bariz zorluklarından birisi su akışının tanka yönlendirildiği başlama ve bitiş anlarının çok hassas olarak belirlenmesi oluyor. Bir ikinci gereksinimin değişik debiler için farklı çaplarda birden fazla referans debimetrenin sürekli olarak tank ağırlığı ile izlenmesi olarak tanımlanabilir. Bu yöntemi kullanan akredite kalibrasyon istasyonları genel olarak suyun sıcaklık/yoğunluk tablosunu girmek suretiyle kitle-hacim düzeltmesini yapıyorlar. Enelsan kalibrasyon istasyonunda hattan geçen suyun gerçek yoğunluğu ölçülmek sureti ile hesap programlarına aktarılması sonucunda ölçüm ve dolayısı ile kalibrasyon güvenilirliği artırılmış oluyor.

Kule ve referans debimetre yöntemleri arasında, referans debimetre ile kalibre etmek lehine en geçerli argüman, kalibrasyonun istenilen birçok debi değerinde ayrı ayrı ve defalarca yapılabilmek olanağıdır. Bir kulede ancak iki seviye arasındaki geçen süreden debi değerinin hesaplanması mümkün iken (ki bu süre başlangıç ile bitiş arasındaki su sütununun değişeceğinden ötürü hiçbir zaman sabit bir değerinin ifadesi olamaz) referans debimetre yönteminde istenilen debi değerlerinin sürekli olarak ayarlanması ve debide kararlılığa eriştikten sonra kalibrasyonun başlatılması ile bir üst seviye uygulaması olarak önem kazanıyor.

Çok önemli bir başka avantaj da kalibrasyonun büyük hacimlere erişilecek şekilde çok uzun sürelerde yapılarak çözünürlüğün artırılmasıdır.

Örneğin, 1 puls/litre olarak çıkışları programlanmış debimetrelerle 2000 litre toplamda çözünürlük 1/2000, 20.000 litre toplamda ise 1/20.000 gibi 10 katı daha yüksek bir çözünürlük elde edilmiş olacaktır. Referans debimetreler ile kalibrasyon suyun sürekli devri ile yapıldığından bir kalibrasyon işlevine başlamak için kulenin su ile doldurulması gibi bir ön hazırlık gerekliliğinin olmaması da önemli bir avantaj sağlamaktadır. Özellikle tekrarlanması istenilen işlemlerde zaman kayıpları olmayacaktır.

Enelsan’ın 10.000 m3/saat kapasitesine kadar kalibrasyon yeteneği olan yeni kalibrasyon istasyonu akredite kalibrasyon istasyonunda referans debimetre olarak kalibre edilen en büyük çap birden çok debimetrenin paralel olarak kullanılması ve bunların toplam debisi ile kalibre edilmek istenilen daha büyük çaplı bir debimetrenin karşılaştırılması prensibine dayanıyor. Sistemin tarifi 400 m3 hacminde bir havuz, bu havuzun bir tarafına tabandan su çekecek şekilde monte edilmiş 10 adet DN 400 referans debimetre, bunların beslediği DN 2000 bir kollektör ve kollektörden sonra redüksiyon ve düz boru hatları ile istenilen çapta (DN 600-DN 2000) debimetrenin bağlanabildiği en sonunda bir deve boynu olan havuza dönüş sağlayan bir düzenek olarak özetlenebilir. Pompaların her bir 36 kW gücünde olup her biri ayrı envertör ile beslenen motor sürücüler ile donatılmıştır. Gerek devirleri ve gerekse yük dağılımlarını dengeleyen güçlü bir PLC ile denetlenmekte olup aynı PLC ve uygun yazılım ile referans debimetrelerin puls çıkışlarının toplamı ile deney altındaki debimetrenin puls çıkışı karşılaştırılmak suretiyle kalibrasyon işlemi tamamlanmış oluyor. Referans debimetreler nominal debilerinde +/- %0.1 doğrulukta kalibre edilmiş olup periyodik denetimleri yapılmaktadır. 10 adet pompanın birlikte ve hepsinin + hata ile çalıştığı en kötü hal durumunda dahi toplamlarındaki hata gene +%0.1ile sınırlı kalacağı basit bir denklemde görülecektir.

Olasılık kimisinin + kimisinin – hata ile çalışarak toplam hatanın % 0.1’in altında olacağını işaret ediyor.

Kalibrasyon istasyonu yüksek frekans giriş modülleri ve güçlü bir yazılım ile operatöre fazla bir yük bırakmadan karşılaştırma ve raporlama işlemlerini kolaylıkla yapabilecek kabiliyettedir. Yaklaşık 2 Milyon Türk Lirası tutarında bir yatırım ile gerçekleştirilen söz konusu kalibrasyon istasyonu Enelsan Endüstriyel Elektronik Sanayii A.Ş.’nin debimetre imalat yeteneğini DN 2000 (80’’) ebada kadar artırdığı gibi Türkiye ve yakın bölgede bu kapasitede kalibrasyon gereksinimi de karşılayamayı hedefliyor.

Kalibrasyon Aralığını Genişletecek – Röportajlar

Kalibrasyon Aralığını Genişletecek

 

Enelsan`ın TÜRKAK onaylı ve %100 yerli üretim kalibrasyon standının farklı çapları da ölçebilmesi için kollar sıvandı. Gerçekleşecek Ar-Ge çalışması tamamlandığında kalibrasyon standında daha büyük ve küçük çaplardaki ekipmanlar da kalibre edilebilecek. Markanın hedefi bu sayede ölçülebilen çapların skalasını genişletilerek standın ülke endüstrisine daha faydalı hale getirilmesi.

 

Markanın enerji sektörü uygulamaları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdiğimiz Enelsan Satış Mühendisi Doğan Ceylan konuyla ilgili şunları ekledi; “Çapları biraz daha büyütüp ve küçültüp kalibrasyon standımızı Türkiye Endüstrisi için daha faydalı hale getirmeye çalışıyoruz.

 

Buna ek olarak farklı bir prensiple ölçüm yapan Türkiye`de üretilmeyen bir debimetre üzerine daha çalışıyoruz. Dolayısı ile söz ettiğim yeni debimetre, kalibrasyon standının kalibrasyon yapabileceği debimetre ölçülerinin aralığını daha da artırabilmek ve sızdırmazlık test cihazı şu an aktif olduğumuz Ar-Ge çalışmalarımız. “

 

Sektördeki ilkleriniz nelerdir?

 

Enelsan Türkiye’de ilk elektromanyetik debimetreyi üreten firma. Tamamen Türkiye`de üretiyoruz yapıyoruz ve yerli malı belgesine sahibiz. Bu ürünün tamamı üretim tesisimizde ve kendi bünyemizde yapılıyor. Elektromanyetik debimetre, iletkenliği olan bir cihazın ölçümünü gerçekleştiren bir akış ölçer. Analog ve dijital çıkışları bulunan bu ekipmanımız her türlü kontrol ve izleme sistemine rahatlıkla adapte edilebiliyor. 1976 yılında Ertan Söylemez, kurmuş firmayı ve uzun yıllar farklı bir Alman firması ile ortaklık yapılmış. 2012 yılına kadar bu şekilde çözüm ortaklığı yürütülüyor. Buradan alınan tecrübe ve bilgi birikimi ile kendi ürünümüzü çıkarmaya başladık. Ayrıca basınç transmitterlerimiz de kendi üretimimiz. Sıcaklık transmitterlerimiz yine bize ait ürünler arasında. Buna ek olarak hareket sensörü ve açık kanal – savak ölçümü yapan cihazların üretimini de yapabiliyoruz.

 

Açık kanal ölçümünü nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

 

Açık kanalda; bir savak ile kanalı daraltıyorsunuz ve kanalın ortasında toplanan suyun üstünde ses yardımı ile çalışan ultrasonik bir seviye ölçüm cihazı ile OFC 2000 dediğimiz, elektronik panoya bilgileri aktarıp akış bilgisini rahatlıkla görebiliyorsunuz. 70 inçten büyük genişliğe sahip bir açık kanal için savak projemiz de bulunmaktadır.

 

Bu şekilde bir ölçümde ne kadarlık bir hassasiyetten söz edebiliriz?

 

Bir elektromanyetik debimetre kadar olmasa da savak hesaplaması doğru bir şekilde yapıldıysa belki yüzde 2 seviyesinde hassasiyet elde edebiliyoruz.

 

Lokalde üretici olmanızın sizin için ve hizmet verdiğiniz markalar için avantajları nelerdir?

 

Türk markası olmanın avantajı kadar dezavantajı da var. Türkiye’de belirli bir görüş var, bu yadsınamaz. Türkiye’deki üreticilere çok fazla güven yok açıkçası. Sektörde daha çok Alman menşeili markalar bulunuyor. Eğer bir tesis ölçümü çok fazla önemsiyorsa, genelde Alman menşeili ürünleri tercih ediyorlar. Bu ürünleri daha güvenilir buluyorlar. Fiyat olarak bizden üstünler ama güvenilirlik konusunda Türkiye’deki ürünleri denemeyi dahi göze alamayan çok sayıda tesis var ülkemizde. Bunun dışında yerli malı olmamız bize gurur veriyor.

 

Aslında ürününüzün kaliteli olup olmadığının anlaşılması için referanslara ve ürününüzün belki ücretsiz olarak kullanılmasına gerek olabilir?

 

Bu tip satış örneklerimiz var tabi ki. Örneğin bir tesis daha önce kullandığı Avrupa menşeili bir markanın ürünlerini, çok sık hata vermesi sonrası bizimle iletişime geçip çözüm talebinde bulundu. Biz bir süre ücretsiz olarak ürünlerimizi verdik ve ürünlerimizi denemelerini sağladık. Sonrasında bir sorun yaşamayan tesis bizim ürünlerimizden tedarik etmeye karar verdi. Hatta bu firma ismini çok sıkça duyduğunuz büyük bir jeneratör firmasıydı.

 

Tedarik süreleriniz ve ürün geliştirme çalışmaları yapabilen bir marka olmanız da sizin avantajlarınızdan aslında.

 

Tabi ki ve buna ek olarak bir kalibrasyon istasyonuna da sahibiz. Bu istasyonumuz aynı zamanda TÜRKAK akrediteli. Bu istasyona özel sektörde yalnızca biz sahibiz. Devlet iştiraki olarak da yalnızca TÜBİTAK’ta bu sistem bulunuyor. Orada kullanılan bu sistemin kurulumunu da zaten biz gerçekleştirdik.

 

Ar-Ge çalışmalarımız da devam ediyor. Şu an orta çaplara kadar akredite belgesi verebiliyoruz. Çok büyük çaplar için kendi firma raporumuzu verebiliyoruz. Bu çap aralıklarını genişletmek için çalışmalar yapıyoruz şu anda. TÜBİTAK ile ortaklaşa bir çalışma içindeyiz bu konuda da. Bu yıl bu aralıkların biraz daha geliştirilebilmesini amaçlıyoruz. Çünkü bizim en büyük avantajlarımızdan bir tanesi yerli üretime sahip olmamız. Zonguldak Ereğli tarafında büyük bir firmaya bu sayede özel üretim gerçekleştirdik. Pazardaki bazı markaların ürünleri standart oluyor ve bu ürünlerde herhangi bir değişiklik yapabiliyorsunuz. Fakat debimetrenin gövdesine göre flanş takılacak alan uyumsuz ise hatta göre gövdeyi daha uzun tutup flanş takılacak alanı daha da uzatabiliyorsunuz. Yani üretimi değiştirebiliyorsunuz kolaylıkla.

 

Teknik servis bölümünde çalışan arkadaşlarımız da şu ana kadar sektörde en az 10 yıllık tecrübeye sahip olmuş arkadaşlar. Sadece Enelsan cihazları değil birçok markanın ürünlerini devreye alıp, tamir edip programlamışlar. Servis konusunda ciddi bir bilgi birikimine sahibiz. Bugüne kadar hiçbir çalışmanın içinden çıkamadıklarını ya da tereddüte kapıldıklarını görmedim. Cihazımız üretimden her şeyi tamamlanmış olarak çıkıyor. Sıfır bir üretim yapılacağı zaman da kalibrasyon istasyonumuzun bize çok büyük avantaj sağladığını söyleyebilirim.  Çünkü Türkiye’de genelde debimetrelerin akredite kalibrasyon belgesi olmasını isteyen firmalar oluyor. Biz bunu direkt olarak belgelendirip sunabiliyoruz. Aynı zamanda farklı cihazları da akredite edip belgelerini sunabiliyoruz.

 

Yedek parça ihtiyacı veya mevcut ürünün modernizasyonu konusunda destek veriyor musunuz?

 

Portföyümüzde yer almayan cihazlar içinde hizmet veriyoruz. Buna ek olarak Enelsan Bopp & Reuther Messtechnik GmbH’nin Türkiye’deki resmi distribütörü. Bopp & Reuther pozitif deplansmanlı sayaçlar konusunda dünyada hem bir numara hem de oval çarklı sayaçların mucidi. Enelsan olarak bu markanın Türkiye’deki ürünlerini yalnızca biz alıp satabiliyoruz. Bundan farklı bir marka istendiği zaman bizim dışımızdaki ölçüm grupları için de hizmet veriyoruz. İstenirse fiyat bilgilendirmesi ve ölçüm konusundaki birçok konuda benzer yönlendirme çalışmaları yapabiliyoruz. Yakınlarda IMES’teki sektöründe lider bir firma arayıp Enelsan marka olmayan mevcut debimetrelerinin yanlış ölçüm sorununu gidermesi için bizden yardım istedi. Biz de bu müşterimize bir iki saatlik uğraş ve çalışmamız ile çözüm sağlamış olduk.

 

Ar-Ge çalışmalarınız nasıl oluşturuluyor? Bu konuda hedef belirlerken nelerden feyz alınıyor?

 

Şu an sızdırmazlık test cihazımızla, genelde sızdırmanın istenmediği fırın ve ocak gibi gaz akışı olan noktalarda kontroller yapabiliyoruz. Bu cihaz muadillerine göre müşterimize maliyeti olarak oldukça hesaplı. Bu cihaz analog bir cihaz fakat fiyat – performans dengesi son derece başarılı. Sızdırmazlık test cihazını daha da teknolojik ve ergonomik kılabilmek için Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz.

Şu an önceliğimiz %100 yerli üretim ve kalibrasyon standının kalibrasyon aralığını genişletebilmek. Kalibrasyon her cihaz için son derece önemli bir konu. Çapları biraz daha büyütüp ve küçültüp kalibrasyon standımızı Türkiye Endüstrisi için daha faydalı hale getirmeye çalışıyoruz. Buna ek olarak farklı bir prensiple ölçüm yapan Türkiye`de üretilmeyen bir debimetre üzerine daha çalışıyoruz. Dolayısı ile söz ettiğim yeni debimetre, kalibrasyon standının kalibrasyon yapabileceği debimetre ölçülerinin aralığını daha da artırabilmek ve sızdırmazlık test cihazı şu an aktif olduğumuz Ar-Ge çalışmalarımız.

 

Doğan Bey, 2015 yılını marka olarak nasıl tamamladınız? 

 

Satış rakamları ile departmanda bire bir ben ilgilendiğim için şöyle özetleyebilirim ki; 2015 yılında diğer yıllara oranla bir büyüme söz konusu. Bizim işlerimiz katıldığımız devlet ihaleleri yanında sıcak satışla da gidiyor. İster istemez fiyatları düşük tutabildiğimiz için bu projeleri alma şansımız son derece yüksek oluyor. 2015 yılında devlet ile çok iyi işler yaptık. Bunların bize getirisi de oldukça iyi oldu.

 

Şirketin elde ettiği gelirin önemli kısmı, skid sistemi dediğimiz sistemler için ayrıldı. Skid sistemi limana gelen petrokimya türevi ürünlerin firmaya depolamak için çekerken, üzerindeki borulama ve sayaçlama sistemi sayesinde ölçümünü yapabilmenize imkan tanıyor. Skid üretimine geçen yıl başladık. Şu ana kadar ise 4 firma için bu çalışmayı gerçekleştirmiş durumdayız. Bu firmalardan bazıları Kuzey Doğu Karadeniz’de, birkaç tanesi burada limanlarda. Bütün bunların yanında komple sistem satışları da yapıyoruz. Birkaç firma ile birlikte kontrolünü, otomasyonunu, scada, seviye izleme ve ürün tedarikini sağladığımız projeler de gerçekleştiriyoruz.

 

Enelsan yeni bir TDR teknolojisini kullanıcıya sunmakta

Enelsan refleks radar prensibi ile çalışan seviye ölçerlerin sorunlarını ortadan kaldıran yeni bir TDR teknolojisini kullanıcıya sunmaktadır.
Bu güne kadar iki telli olarak piyasaya sürülen TDR (Time Domain Reflectometry : Zaman Alan Yansıması) prensipli seviye ölçerler özellikle düşük seviyelerde yetersiz güç sorunuyaşamakta ve yankı kaybına neden olmaktaydılar. Yeni aygıt 4 telli bir sistem olup sürekli 24 Volt besleme sağladığı için bu sorunu kesinlikle ortadan kaldırmaktadır. Aygıtta ayrıca programlanabilir alarm kontağı da bulunmaktadır. Enelsan seviye transmiteri çubuk , koaksiyel yada halat anten çeşitleri ile 20 metreye kadar her türlü proses yada stok tankında ve silolarda kullanmaya uygun olduğu kadar yağlar ve petrol türevleri gibi düşük dielektrik katsayılı sıvılarda da üstün bir performans sergiler.

Enelsan Devir Bekçisi

Enelsan firması olarak, Elektromanyetik Debimetre ‘nin yanı sıra, Seviye Ölçerler ve Swithcler, Basınç Transmitterlari, Sıcaklık Transmitterları ve Devir Bekçisi gibi ürünleride yerli olarak üretebilmektedir. Enelsan Devir Bekçisi; algılayıcı, ön yükseltici ve elektronik üniteden oluşan endüstriyel bir koruma sistemidir. İlerleyen veya dönen makinelerde hareket kaybını güvenilir bir doğrulukla kullanıcıya bildirir. Alarm konumu belirlenen bir hızın altında yada üzerinde olarak seçilir.

Enelsan’ın tasarlayıp ürettiği temassız hareket algılama sistemi uzak mesafeden sağlıklı algılama yaparak en zor çevre ve çalışma şartlarında bile düşük maliyetle maksimum koruma sağlar.

Enelsan devir bekçisi uzun ömürlüdür ve dayanıklı algılayıcısı toz, kir ve nemden etkilenmediği gibi, temassız çalışma tasarımı yağlama, temizleme ve aşınma sonucu parça değişimi ihtiyacını ortadan kaldırır. Ön yükseltici ayrı bir alüminyum döküm kutu içerisinde bulunduğu için algılayıcı çok yüksek sıcaklıklarda çalışabilir.

Enelsan devir bekçilerinin montaj ve kablajı çok basittir. Algılanacak metal malzeme ile arasında 10 cm mesafe olacak şekilde yerleştirilebilir.

Bu sistem hareketli ekipmanlardaki arızalar sebebi ile meydana gelen durma zamanları ve temizlik masraflarını büyük ölçüde azaltır. Kullanımı büyük maddi zararları, hatta sıkışmadan doğabilecek yangın tehlikelerini önler. İşletmede çok etkili olan bu koruma sistemleri belki de daha ilk uyarısında kendini amorti eder.

TEKNİK ÖZELLİKLER

Avantajları : – 2~3000 d/dk arası ayarlanabilir set değeri.

– Yol vermede 0~60 saniye arası ayarlanabilir gecikme süresi.

– Algılayıcının çalışması ve röle konumunu görsel olarak izleme.

– Set değerinin üstünde yada altında alarm olanağı.

Besleme : 220 V AC, 50Hz, 5VA, ± 10V

Çıkışlar : 2 adet C tipi role (DPDT) 220 V AC’de 5A.

Hassasiyet : Tekrarlama: ±%1, Ölü bant:± % 0,25.

Koruma sınıfı : IP65,NEMA 4 eşdeğeri.

Algılayıcı : – 0~10 cm arası ayarlanabilir algılama mesafesi.

– 260 ˚C’ye kadar dayanabilen özel algılayıcı tasarımı.

– Alüminyum döküm kılıf

– Montaj flanşı ve kontra somunu üzerinde.

– Yüksek sıcaklığa dayanıklı 30m’ye kadar uzatılabilir özel silikon kablo.

Ön yükseltici : -Alüminyum döküm gövde, alüminyum döküm kapak ve kauçuk conta.

-Ana üniteden standart iki izli kablo ile izlenir.

Koruma sınıfı : IP65,NEMA 4 eşdeğeri.

ETRANS-P Dijital göstergeli basınç transmiteri

ENELSAN A.Ş. Dilovası’nda bulunan 4500 m2 kapalı alana sahip fabrikasında ETRANS-P adını verdiği basınç transmiterlerinin testlerini tamamlayarak üretime başlamıştır. ETRANS-P , kimya, ilaç, gıda endüstrileri ve su dağıtım şebekeleri gibi bir çok endüstri dalında sıvıların, gazların ve buharın göreceli ve mutlak basıncını ölçen bir aygıttır.

Türkiye`de inovasyon ve Hi-tech üretimi Röportaj

Türkiye`de inovasyon ve Hi-tech üretimi

Türkiye`nin 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefi olduğunu hatırlatan Ertan Söylemez, bu hedefe ulaşabilmek için daha fazla inovasyon çalışması ve yüksek teknolojili üretim yapılmasının gerekliliğine vurgu yapıyor.
Türkak Akreditasyon belgesine sahip elektromanyetik debimetre imalatı yapan Enelsan, şu an ağırlıklı olarak su ve atıksu proseslerine hizmet veriyor. Markayı Türkiye’nin ilk ve tek yerli debimetre üreticisi olarak niteleyen Enelsan Yönetim Kurulu Ertan Söylemez ile firmanın ürün özellikleri ve Türkiye’de yerli üretici olmanın zorlukları üzerine konuştuk.

“TÜRKİYE’DE HI-TECH ÜRETİM YAPILMALI”

Türkiye 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefleniyor. Bunun için katma değerli ürünler üretebilmemiz lazım. Türkiye 2013 yılında, 250 milyar dolarlık ithalat yapıyor bunun karşılığında 140 milyar dolar ihracat yapıyor. 100 milyon dolarlık açık var ve yapılan ithalatta sadece montajla gerçekleşen imalat ürünlerinden. Türkiye’de daha çok inovasyon ve Hi-tech üretim lazım. Yerli imalat hedefiyle yola çıkanlar dahi yerli imalatı bir kenara bırakıp ithalata yöneliyor. Keşke daha genç yaşlarda şu an sahip olduğum ekonomik gücüm ve bilgi birikimim olsaydı da daha ilk başladığım zamanlarda daha büyük yatırımlar yapabilseydim geleceğe. Fakat şu an hala hem bilgi birikimimi hem de ekonomik kaynaklarımızı geleceğe yatırım kaynağı olarak kullanıyorum.

Enelsan Türkiye’de ilk ve tek manyetik debimetre imalatçısı. Bu yıl 1 milyar dolar kadar su ve atıksu projesi yatırımı yapılacak. Bunun içerisinde % 5 oranında ölçüm yatırımı bile olsa, 50 milyon liralık debimetre ihtiyacı var diyebiliriz. Bugün bu ihtiyacının neredeyse tamamı dışarıdan getirtiliyor. Geçen yıl sudan daha zor bir endüstri olan Eti Maden’in Kırka tesisi için 40 debimetre siparişi aldık. Bu yıl ise 80 sipariş daha aldık. Şu anda bu debimetrelerin imalatını yapıyoruz. Manyetik debimetrelerin kalibrasyon ihtiyacı var. Biz yıllar içerisinde kalibrasyon konusunda değişik yöntemlerle epey bilgi sahibi olduk. 2 yıl önce de Türkak’tan Akreditasyon belgesi aldık. Akreditasyon ve kalibrasyon olmadan bir debimetre imalatı da mümkün değil. Biz önce alt yapımızı kurduk. En ağırlıklı konu olarak elektromanyetik debimetre üretimine yöneldik fakat bunun yanında basınç transmitteri de imal ediyoruz. Sektörde bu teknolojiler konusundaki açığı fark ettiğimiz için bu açıkları değerlendiriyoruz. Bu konuda birçok kuruluştan destek de görüyoruz.

Ertan Bey, Türkiye endüstrisinde çalışmanın zorlukları nelerdir?

Değişik nedenlerle aldığınız iş iptal oluyor ya da bir başka nedenden ihale dışı bırakılabiliyorsunuz. Bu tür iptalleri de yurtdışı markalarının Türkiye projelerinde değil daha çok kendi belediyelerimizin ihalelerinde görüyoruz.

Sektördeki çalışmalarınıza başladığınız dönemde yerli imalata ihtiyaç duyuldu mu?

1980 öncesinde Süleyman Demirel’in; ‘70 sente muhtacız’ dediği dönemi yaşadık. Eğer o zaman zor durumdaki bir bisküvi fabrikasına gidip müdahalede bulunmasaydım, o tesiste bisküvi üretilemeyecekti. Bu dönemde hep yerli çözümlerle sorunların üstesinden geldik. Sermayemiz olmadığı için kim ne yap dediyse yapmaya çalıştığımız dönemleri yaşadık. 200 fırın yaptığımız da oldu sektörde. Bir tesis daha önce imal ettirdiği fırınları otomasyon ile yönetmek istedi. Bir fırında eğer homojen bir ısı dağılımı yoksa bu fırına otomasyon sistemi kurmanız neredeyse imkansız. Bunun için homojen ısı dağılımı olan fırınlar imal etmeye başladık otomasyonun kullanılabileceği. Konsept ve yaklaşım hep aynıdır. Sorunlara daha rasyonel çözümlerle yaklaştık. Sorunlara geçici çözümler bulup sadece üretimin devam etmesi için hizmet verirken günümüzde iyileştirme çalışmaları yapıyoruz.

Üretimi kendi bünyeniz de mi yapıyorsunuz?

Ürünlerimizi şu an paslanmaz çelik döküm yaptırıyoruz. Bu ürünleri kumlarken çelik bilyeyle kumluyor ve üzerinde paslanan bir yüzey oluyor. Onun için bir elektro polisaj tesisi kurmak zorunda kaldık. Bilgi birikimi olduktan sonra bu ekipmanlar için büyük bir tezgah yatırımına da ihtiyaç yok. Şu an bir defada 5 bin elektrot sipariş verebiliyoruz. CNC tezgahında elektrotlar bizden çok daha ucuza ve çok daha hızlı bir şekilde üretim yapılabiliyor. Mile bir diş çekmek yerine cıvatacıya bunun için sipariş veriyoruz. Birçok parçaları bu şekilde imal ettikten sonra burada montajı yapabiliyoruz. Bizim için önemli olan bu cihazda yer alan bilgi birikimi ve kalibrasyon özelliği. Ürünlerimiz kalibrasyon sertifikalarıyla birlikte müşteriye ulaşıyor.

Türkiye’de gelecek dönemde en çok hangi sektörlerden talep gelmesini bekliyorsunuz?

Önümüzdeki dönemde daha yüksek miktarlarda ihracat amaçlıyoruz. Su endüstrisinde özellikle ciddi bir talep oluşacağını tahmin ediyorum. Türkiye’nin alt yapısını Avrupa standartlarına getirebilmesi için 60 milyar dolarlık bir yatırım yapması lazım. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğim bir Güneydoğu ziyaretimde gördüm ki henüz birçok köyde çeşmelerden su akmıyor. Birçok şehirde atıksu tesisi anlayışı dahi yok. Eğer bu yatırımlar yapılmazsa Avrupa Birliğine girme şansımız yok. Giresun Bulancak’da bulunan bir içme suyu arıtma tesisinin ölçümünü gerçekleştirdik yine yakın zamanda. Proje kısmına Avrupa’dan destek alınıyor fakat iş yatırıma gelince kredi veriliyor ve malzeme de Avrupa’dan alınıyor. Prosedür böyle işliyor. Şu anda Türkiye’deki bütün büyük markalar bu yüzden telaşa girdi. Yabancı markalar Türkiye’de maliyetlerinin altına teklifler sunuyorlar ki işi alabilsinler. Burada yerli bir imalatçının rekabet şansı yok. Şu anda birçok ihalede bizden daha ucuza fiyat vermeye çalışıyor yurtdışı markaları. Bizden fiyat alan bir başka işletme sahibi ürün için Çin’e sipariş verdiğini ve buradan ürün getirteceğini söyledi. Bahsettiğimiz ürün 250 kilogram ağırlığındaki bir debimetre. Bunu gemi ile getirirseniz 6 ayda Türkiye’ye getiremezsiniz. Çin’de belki bizden daha ucuz bir imalat var ama 7 bin kilometreden bahsediyoruz. Buraya uçakla geliyor sipariş ettiğiniz ürün. Çin’den aldığı ürün ile bizim aramızdaki fark 500 dolar civarında zaten. Türkiye’den aldığınız ürün için anında muhatap ve daha kısa sürede servis imkanı bulacaksınız.

Peki, kalibrasyon konusunda ne tür avantajlar sağlıyorsunuz?

Burada kalibrasyon yapıyoruz. Bazı büyük markaların kalibrasyon sertifikalarında binde 2 hassasiyet belirttikleri debimetrelerin kalibrasyonunu yaptığımızda yüzde 3 veya yüzde 5 oranında hata tespit ediyoruz. Bu kolay tespit edilebilir bir hata değil. Özellikle debiden bahsediyorsak elinizde gerçek bir referansınızın olması lazım. Birkaç yıl önce Ankara ASKİ’ye böyle bir debimetre verdik. Onlar debimetrenin doğruluğunu büyük bir havuzun dolması ile ölçmeye çalıştı. Buradaki havuz ölçümünü kaç milimetre doğrulukla ölçtüklerini sorduğumda 2 milimetre cevabını verdi. Havuz 30 metreye 20 metre ebatlarındaydı. Buradaki 1 milimetrelik fark 6 metreküpe karşılık geliyor. Ölçülen cihaz ise saatte 6 metreküp geçen bir cihazdan bahsediyoruz. Seviye ile debi okuması yapılamaz. Çok büyük hacimlerde belki yapılabilir ama bahsettiğimiz kapasite için bu ölçümün bir anlamı yok. Türkak’ın akredite ettiği ağırlık bazında izlenebilir kalibrasyon istasyonuna sahibiz. Bu işlemden sonra da Türkak’ın mührünü basıyoruz. Önümüzde kurak geçecek bir yaz var. Su dağıtımlarını en verimli şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu dağıtımı doğru yapıp yapamadığımızı ancak ölçüm ile bilebiliriz. İzmit Belediyesi için kurduğumuz bir sistemde hem debi ölçümü yapan hem de debiyi dengeleyen bir çözüm sunduk. Burada hangi vananın ne kadar açacağını nereye ne kadar su gönderildiğini bilmek için akışı ölçebilmeniz gerekiyor.

Enelsan ağırlıklı olarak hangi sektörlerde faaliyet gösteriyor?

Manyetik debimetrelerimizle daha çok su endüstrisi için hizmet veriyoruz. Dilovası organize sanayi bölgesinde 195 fabrika var. Bu 195 fabrikanın hepsinin çıkışında bir manyetik debimetre var ve burada merkezi arıtma sistemi kullanılıyor. Merkezi arıtma sistemi yap-işlet-devret modeliyle yapılmış. Organize sanayi bölgesi bu tesisin işletmecisine her ay deşarjı kadar para ödüyor. Bu bedeli en adil şekilde tahsil edebilmek için yine ölçüm yapmanız gerekiyor. Biz buradaki her firmaya bir debimetre verdik. Ay başında bu debimetreler okunarak, burada okunan deşarj miktarına göre atık işletmeye fatura ediliyor. Bir arıtma tesisi için açık savakta ölçüm istediler. Biz bunu da gerçekleştirebiliyoruz. Savak ölçümü; açık bir alanda belirli bir kesitte suyu akıtırken, bu suyun yüksekliği debinin bir ifadesidir. Burada seviye ile debinin ilintisi lineer bir ilinti değil. Biz bunu daha da ötesine götürüyoruz. Bu savakları sağlıklı bir manyetik debimetre ile kalibre ediyoruz. Kalibre ederken de her bir milimetrenin hangi debiye tekabül ettiğini bizim ölçüm cihazımın hafızasına yazıyoruz. O zaman birebir doğru okutan bir cihaz elde etmiş oluyoruz. Açık savak ölçümünde yüzde 3 hassasiyet kabul edilir. Bizde yüzde birin altında hassasiyete sahip doğru okuyan açık savak çözümleri imal ediyoruz.

Kimya endüstrisi Türkiye’de henüz çok gelişmedi. Eğer burada bir büyüme söz konusu olsa o zaman kimya endüstrisinde de çözüm sunma potansiyeline sahibiz ama burada da eksiklerimiz var. Büyük kimya firmaları yurtdışında imalatını yapıp buraya konsantre yapıp sulandırarak bu ürünlerini planlıyorlar. O yüzden burada küçük bir pazardan bahsediyoruz. Bu konuda yeni yatırımlar olursa o zaman kimya sektöründe de olacağız. Dolum makinası imalatçılarına da hijyenik debimetre sunabiliyoruz. Bağlantıları ve gövdesi ile tamamen paslanmaz çelik ürünler sunuyoruz. Bir ürünün tanınması için minimum iki yıllık bir süreye ihtiyaç var. Çok büyük bir pazarlama faaliyetimiz olmasına rağmen gelen talepleri karşılamakta bile zorlanmaya başladık.

Proses otomasyon sektöründe gelecek dönem için planlarınız nelerdir? Geçtiğimiz yıl i ve 2014 yılı için bir sektör değerlendirmesi alalım sizden.

Sektörde yatırım çok az. Proses otomasyon sektörü için günümüzde de çok fazla yatırım yapılmıyor. Çok basit proseslerde bile verileri bir PLC’ye toplayıp bir otomasyon sistemi ile üretimi merkezden denetleme şansınız var. Verileri aldıktan sonra karar verip uygulama veya üretimi yönlendirme şansınız var. Burada önemli olan saha aygıtlarının doğru okuması. Seviyeyi, sıcaklığı doğru okuyor musunuz ve bu prosese uygun ürün kullandınız mı? Bu soruların yanıtları önemli. Önceden bir reaktörün üzerinde yalnız bir manometre olurdu ve prosesi bu enstrümanla yönetirdik. Şimdi otomasyon sistemleri arttıkça, PLC ve yazılım daha da karmaşık bir hale geldikçe bu bilgilerin bir merkeze gelme ihtiyacı yani transmitterlere ihtiyaç var. Enelsan’ın ürettiği sıcaklık transmitteri de bulunuyor. Şimdi CE belgesi için başvuruda bulunduk. Basınç transmitterlerimiz de yine Türkiye’de tek manyetik debimetrelerimiz gibi. Proses değişkenleri basınç, seviye, sıcaklık ve debidir. Biz hemen hemen bütün saha aygıtlarını imal edebiliyoruz. Bugün kütle akış ölçer kullanıyor olsa kütle akış ölçeri üretecek bilgi birikimine de sahibiz. Coriolis prensibi belki bundan 30-40 yıl önce sadece belirli firmalar tarafından kullanılıyordu. Günümüzde ise hemen hemen bütün üreticiler bu teknolojiyi üretebiliyor. Kendi bünyemizde alanında uzman kişilerden oluşan tasarım ofisimiz var. CADCAM yazılımı ve plotter sistemleri kullanıyoruz bu ofisimizde. Şu an henüz manyetik debimetredeki potansiyeli görmediğimiz için diğer enstrümanların imalatına başlamadık. En çok ihtiyaç duyulan ürünlerin üretimini Türkiye’deki firmaların üstlenmesi lazım. Türkiye’de temsilcisi olmayan bir firmanın temsilcisi olarak bu ürünlerin talebine yanıt verme mantığı ile bir yerlere gelmemiz mümkün değil. Bir devlet politikası olarak bu kadar inovatif imalat destekleniyor fakat hala birçok firma temsilcilikten ötesine gidemiyor. Türkiye’de Makina İmalatçıları birliği var. Makina imalatçısı Türkiye’de lazer kesim yapıyor. Lazer kesim cihazını ve koordinat okuyucuyu yurtdışından getiriyor. Burada bir kızak yapılıyor bir de makinanın üzerine saç büküp koyuyor ve makina imal ettim diyor.

Röntgen Işınları ile Alüminyum Levha ve Folyo Kalınlık Ölçme Sistemleri

Rayonic kalınlık ölçme aygıtları soğuk ve sıcak alüminyum haddehanelerinde ve folyo kalınlık ölçme sistemlerinde her geçen gün daha fazla kullanılmaktadır. Çelik endüstrisindeki uygulamalar daha fazla ince levhaların proses hatlarında yaygındır.

RX-40 ve RX-60 modeller değişik hadde yapıları ve proses hatlarının yer darlığı ve montaj şartlarına uygun olarak farklı boyutlarda imal edilebilmektedir.Standart modeller hadde gövdesine monte edilebilen sabit yada ileri geri haraketli  C  çene ile enine kesitin ortasında ölçme yapmak için veya enine kesiti taramak için tasarlanabilmektedir. İki model arasındaki temel fark yüksek gerilim üreteçlerinden kaynaklanmaktadır. Bu seçenek ile en uygun ölçme aralığı ve doğruluğun tanımlanması mümkün olmaktadır. Bütün modeller sağlam metal-seramik röntgen tüpleri kullanmakta olup gerek söz konusu tüplerin ve gerekse yüksek gerilim elektronik devrelerin nominal güçlerinin çok altında çalıştırıldıklarından çalışma ömürlerinde ciddi artış sağlanmıştır.

Standart modeller bir ölçme ünitesi ve bağımsız bir operatör istasyonundan oluşur. Sistem bu şekliyle bile, haddehanenin yada levha üretim hattının otomasyon sistemine entegre edilmeye uygun gerekli ara birimler ile donatılmış olarak teslim edilir. Daha ileri düzeyde bir istek söz konusu olduğunda çok çeşitli fabrika otomasyon sistemleri, çoklu operatör istasyonları, birden fazla ölçme noktası ve engin bilgi saklama yetenekleri de sisteme eklenebilir.

Ölçülebilen maddeler metal levha, kaplamalı metal levha, kompozit levha ve örgüler, seramik vb. olarak zikredilebilir.

Demir Çelik Store Dergisi Röportaj

1.    Öncelikle bizlere kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1939 yılında Gaziantep’te doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Talas Amerikan Ortaokulu’nda ve Tarsus Amerikan Koleji’nde tamamladım. Akabinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Tabii bizim jenerasyon ilk mezunlardan.  1963-1965 arasında Etibank (şimdiki adı TEDAŞ) Röle kuanportör merkezinde görev aldım.  Bir süre serbest mühendislik yaptıktan sonra 1972’de ATAŞ Rafinerisi’nde enstrüman bakım şefliği görevine başladım. Bu görevi müteakiben bir süre Ensim’de şirket müdürlüğü yaptım. 1976’dan beri Enelsan Endüstriyel Elektronik Sanayii A.Ş. yönetim kurulu başkanıyım.

2.    Enelsan’ı tanıyabilir miyiz? Müşterilerinize sunmuş olduğunuz ürün ve hizmetler neler?

Enelsan 1976’dan beri iş hayatında olan bir firma. Sadece ticaret değil üretim ve sistem entegrasyonu faaliyetlerimiz de var. 24 yıldır Dilovası Organize Sanayi Bölgesi’ndeki kendi fabrikamızdayız. Akışkanların basınç, sıcaklık, debi gibi pek çok özelliğini ölçümleme alanında hizmet veriyoruz. Ben ona “sıvının dilinden anlamak” diyorum. Evet şu an Enelsan bünyesinde üretimini gerçekleştirdiğimiz cihazları, tek başlarına pek çok türde sıvının dilinden anlayabilecek düzeye getirmiş durumdayız. Yıllar içinde pek çok ulusal ve uluslararası çapta değerli şirketle işletme ya da proje bazlı ortaklıklarımız oldu. Sonrasında bu ortaklıklarla beslediğimiz bilgi birikimimizi yerli üretimde kullanma kararı aldık ve bu doğrultuda faaliyet çeşitliliğine gittik. Şu anda Türkiye’nin ilk ve tek elektromanyetik debimetre üreticisiyiz. Bu unvanımız sıcaklık ve basınç transmitterlerimiz için de geçerli. Bu ürünlerin sadece üretimini değil kalibrasyonunu da yapıyoruz.  Kalibrasyon hizmetimiz kalite konusunda üretim hizmetimizle yarışabilecek düzeyde. Türkiye’nin özel sektörde ilk ve tek TÜRKAK Akreditasyon Belgeli debimetre kalibrasyon laboratuvarı Enelsan bünyesinde hizmet veriyor. Şirketimiz ve hizmetlerimizle ilgili daha detaylı bilgilere www.enelsan.com adresinden ulaşabilirsiniz.
3.    Enelsan Türkiye’nin şu anda tek basınç transmitteri imalatçısıdır. Fark basınç transmitterini ilk üreten firma Enelsan’dır. Bu noktada bizlere vermiş olduğunuz hizmetlerden bahseder misiniz?
Adlarından da anlaşılabileceği gibi basınç ve fark basınç transmitterlerimiz sıvıların ve gazların göreceli ve mutlak basıncını ölçmeye yarar. Gıda ve ilaç gibi sektörlerde bu ölçümler hayatî önemi hâiz olduğu gibi kimyanın diğer dallarında ve su dağıtım şebekeleri gibi pek çok endüstriyel alanda da ciddiyet arz eden işler. Teknik boyutu konuşacak olursak, Enelsan olarak ürettiğimiz transmitterler çelik bir gövde içerisine yerleştirilmiş seramik sensör veya paslanmaz çelik gövde üzerinde bulunan piezorezistif ölçüm hücresi ve elektronik karttan mürekkep.  Sensörler, sıcaklık değişimleri ve aşırı yüklenmede güvenliği sağlayacak şekilde tasarlanmış durumda. Kullanımları gayet fonksiyonel, montajları kolay.  Transmitterler, ihtiva ettikleri EMC koruyucu bileşenler sayesinde elektromanyetik gürültüden etkilenmiyor.
Burada bir parantez de yine tek yerli üreticisi konumunda bulunduğumuz elektromanyetik debimetreler için açmak istiyorum. Bu ürünlerimiz Faraday’ın indüksiyon kanununa göre çalışan cihazlardır. Ölçümü yapılmak istenen kesitteki akış miktarını elde etmemizi sağlarlar. Kullanım alanları pek geniştir. Düz ve ters yönde okuma yetenekleri ve kendi kendilerini muayene etme fonksiyonları var. İngilizce ve Türkçe gösterge ve programlama seçenekleri mevcut. Enelsan çeşitli modeller üzerindeki AR-GE çalışmalarına devam ediyor. Kalite ve teknoloji çıtasını mümkün olduğunca yükseltmeye çalışıyoruz çünkü debimetre konusu ehemmiyetli bir konu. Hem ülkemizin hem de dünyanın ortak mirasının mümkün olduğunca muhafaza edilebilmesi adına çok önemli bir yerde duran atık su sayımı/kontrolü ve arıtma teknolojileri kapsamında sistemin kilit noktalarından birisi debi ölçümü. Debimetrelerimiz ve transmitterlerimize aynı kilit rolü içme suyu dağıtım şebekeleri için de biçebiliriz. Zira içme suyunuzun ölçümünü ve kontrolünü yapabildiğiniz nispette sağlıklısınız. Transmitter  ve debimetrelerimiz hususunda değinmek istediğim bir diğer hizmetimiz de sızıntı ve kaçak kullanım tespiti hizmeti. Takdir edersiniz ki bu hizmet de ulusal ekonomimiz için son derece faydalı.

enelsan-elektromanyetik-debimetre
4.    Mümessili olduğunuz firmalar hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?
Daha önce Avrupa’nın sektörde önde gelen firmalarının mümessilliğini, satışını Türkiye’de ilk olarak Enelsan gerçekleştirdi. Bu süreçte tabii önemli deneyimlerimiz oldu. Global ölçekli firmalarla çalışmış olmanın avantajlarını ülkemiz için katma değere dönüştürmeye çalıştık. Bu bağlamda ölçüm enstrümanları konusunu da Türkiye’ye ilk bizim getirmiş olmamız önemli bir göstergedir. Şu anda akış bilgisayarları, seviye/yoğunluk ölçerler, skid sistemlerinde kullanılan degazör ve filtre ekipmanları için Bopp&Reuther firmasının yetkili mümessilliğini Enelsan yürütüyor.
5.    Ağırlıklı olarak hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz?
Herhangi bir organize sanayi bölgesindeki firmaların pek çoğuna hizmet sunduğumuzu belirtmem sanırım sektörel yelpaze için bir fikir oluşturacaktır. Su ve atık su endüstrisinden tutun gıda ve içecek endüstrisine, petrol endüstrisinden tutun kimya endüstrisine kadar pek çok sektörde ihtiyaç duyulan bir iş yapıyoruz. Özellikle tarım ve enerji alanlarındaki çözümlerimiz yadsınamayacak derecede önemli. Söz konusu teknolojinin öneminin gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor olmasından dolayı yukarıdaki listeye her geçen gün yeni maddeler ekleme eğilimindeyiz.
6.    Ar- Ge çalışmalarınız hakkında bizleri bilgilendirir misiniz? Mümkünse referanslarınızdan bazılarını bizlerle paylaşır mısınız?
Türkiye’nin özel sektöre ait ilk ve tek TÜRKAK akreditasyon belgeli debimetre kalibrasyon laboratuvarının Enelsan bünyesinde bulunduğunu söylemiştim. Laboratuvar dışında 50 ton su kapasiteli bir havuz var. Buradan, çeşitli debi ve basınçtaki frekans kontrollü pompa ve 3 adet değişik çaplardaki referans debimetre vasıtasıyla 700 m3/h üst sınırlara kadar %0.18 ile %0.55 arasında değişen belirsizlik değerleri ile kalibrasyon yapabiliyoruz. Tartım sistemi ve referans debimetre sistemi, kalibrasyon işlemini yaparken kullandığımız yöntemler.  Orta ve uzun vadede  hizmet çeşitliliğini ve kaliteyi artırmaya yönelik muhtelif planlarımız olduğunu söyleyebilirim.
Alanında uzmanlaşmış ve önemli projelere imza atmış özel teşebbüs veya kamu teşebbüsü birçok referansımız mevcut. Bunlar arasında Petkim, Alarko, Eczacıbaşı(Vitra) ve Akfen’i sayabiliriz. Bu firmalar ürün ve hizmet kalitesi bakımından hakikaten gelişmiş düzeydeler ve iş yapacakları firmaları değerlendirirken de oldukça seçici davranıyorlar. Hâliyle kalite standartlarınız gereksinimi karşılayacak derecede yüksek olmalı. Bu sebeple ürünlerimizin kalitesi kadar satış sonrası desteğimizle de hatrı sayılır bir noktaya gelmiş durumdayız. Son olarak Eti Maden ile girişmiş olduğumuz büyük bir proje söz konusu. Bu proje tamamlandığında Eti Maden’deki Enelsan üretimi debimetre sayısı muhtemelen 240’a yaklaşmış olacak.
7.    Pazar payınızdan bahsedecek olursak; Pazar payınız, cironuz ve üretim rakamlarınız hakkında bizleri bilgilendirir misiniz? 2015 yılı ilk yarısı firmanız açısından nasıl geçti? Yılın ikinci yarısından neler bekliyorsunuz?
Enelsan sektörde hayli köklü ve tecrübeli bir firma olarak günün şartları gereği üretim ve pazarlama stratejisinde bir takım geliştirmelere gitti. Bu bağlamda pazarlamadan ziyade AR-GE’yi önceleyerek tamamladığımız bir nevi nadas sürecinden bahsedebiliriz. 39 yıllık varlığımıza karşın Enelsan markamızla ürettiğimiz elektromanyetik debimetremiz henüz çok genç. Bu sebepten pazar payıyla meşgul olmaktan ziyade yerli malı olan ürünümüzü piyasada kabul ettirmek gibi bir ön hedefimiz  var. Zaten var olduğumuz sektörde biraz daha yerleşerek daha emin adımlarla yürümek istiyoruz. Rakamlar üzerinden konuşmak şu safhada neyi ne kadar yapabildiğimiz konusunda pek güvenilir ve geçerli bir yol olmayacak. Zira tırmanmakta olan bir grafikten bahsediyoruz. İlk aşamadaki tablodan gayet memnunuz. 2015 yılının ilk yarısı (özellikle ikinci çeyreği) umduğumuzdan daha tatmin ediciydi diyebilirim. İlk yarının verimli geçmiş olması, ikinci yarıya dair olumlu beklentilerimizi daha da güçlendirdi.
8.    Kısa ve uzun vade de hayata geçirmeyi düşündüğünüz projeleriniz neler?
Laboratuvarımızın kalitesi kalibrasyon kalitemize, o da doğal olarak ürünlerimizin ölçüm güvenilirliğine yansıyor.  Bir taraftan üretimini yaptığımız debimetre ve transmitterler üzerindeki AR-GE çalışmalarımız devam ederken diğer taraftan laboratuvarımızı 1200 mm ve 1500 mm çapındaki büyük ölçekli ürünlerin de kalibrasyonunu yapabilecek hâle getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Her zaman söylüyorum, şimdiki imkânlarıma ve tecrübeme çok önce sahip olmuş olsaydım geleceğe yatırım anlamında her şey çok daha farklı olabilirdi. Aslına bakarsanız bizim buradaki en önemli projemiz yerli projelere geçiş kararı vermiş olmamızdır. Gerisi teknik detaylardan ibaret.

enelsan-sicaklik-transmitteri
9.    Son olarak eklemek istedikleriniz…
Bilindiği gibi ülkemiz 2014 yılında “Turkey: Discover the Potential” sloganıyla markalaşma yolculuğuna adım attı. Bunu çok olumlu bir adım olarak görüyor ve destekliyoruz. Zaten böyle topyekun bir hareketin parçası şeklinde olmasa da biz şirket olarak yıllardır bu felsefeyle çalışıyorduk. Faaliyet gösterdiğimiz alandaki bazı niteliklerimiz Enelsan’a sektöründe  ”Türk sanayiinin ender şirketlerinden olmak” değil, “Türk sanayiinin tek şirketi olmak “ payesini sağlıyor. Burada elektromanyetik debimetre, sıcaklık-basınç transmitterleri gibi ürünlerin ilk ve tek yerli üreticisi olmamızdan bahsediyorum. Bakın bu çok önemli bir şey, bu kendi göbeğinizi kendiniz kesmeniz gibi bir şey. Belki “debimetre” denildiği vakit bazılarımızın zihninde bir kavram canlanmıyor ama bugün bir muasır medeniyet ölçütü olarak görülen alt yapı hizmetlerinden tutun çocuklarımıza sağlıklı gıda ürünleri sağlayabilmemizin vesilesi olan gıda sektörüne kadar çok geniş yelpazede inanılmaz pratik çözümler sunan bir hizmetten konuşuyoruz. Adeta olmazsa olmaz. Bu olmazsa olmazın yerli olması daha da olmazsa olmaz. Hem insanımıza sağlanan istihdam imkânı açısından hem de ülkemiz adına sunulan katma değer açısından. Burada kazanılacak tecrübeler zaman içerisinde lokomotif vazifesi görerek daha geniş çaplı uzmanlık gerektiren alanlardaki girişimlere örnek olabilecek nitelikte.
Almanya’da bulunduğum dönemlerde Avrupalı şirketlerin sistemini ve disiplinini yakından gördüm, inceledim. Gerçekten de insanımızın “biz bunlarla baş edemeyiz” kaygısını hak edecek kadar muazzam bir alt yapı, oturmuş bir düzendi. Ancak bu kaygı ve korku zincirinin de bir yerde kırılması gerektiğini düşünerek yerli üretim için harekete geçme kararı aldık. Bakınız burada bahsettiğim basit bir montaj işi ya da tescilli taşeronluk değildir; son derece hassas ölçümler yapmakla memur, mekanik ve elektronik aksamlardan müteşekkil cihazların üretimi, sürekli geliştirilmesi ve ciddi rakiplerin bulunduğu bir ortamda pazarlanmasıdır. Çok kritik bir tablo gibi duruyor değil mi? Öyleyse size geldiğimiz noktayı söyleyeyim; Enelsan olarak debimetre üretimine başlayışımızın üçüncü yılında, sektörün dünya çapında en tecrübeli ve en namlı markalarıyla rekabet edebilen bir düzeye gelmiş durumdayız. Bu işin tabiri caizse standartlarını koyan şirketlerle aynı kulvarda yürüyoruz, koşuyoruz. Ve bu koşuyu gerçekleştirirken tereddütlerle veya kronik sorunumuz olan “yapamayız” ön kabulüyle değil umut ve cesaretle hareket ediyoruz. Elbette birtakım sıkıntılar var ancak bu sıkıntıların da kendimizi anlatabildiğimiz ve gerek milletimiz gerekse de ilgili makamlar tarafından anlaşılabildiğimiz nispette aşılabileceğine inanıyoruz.

Teşekkür ediyor, yayıncılık hayatınızda başarılar diliyorum.